Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2018/340
Karar No: 2020/805
Karar Tarihi: 21.10.2020

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/340 Esas 2020/805 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2018/340 E.  ,  2020/805 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


    1. Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Sivas 1. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK/Kurum) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    2. Direnme kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK/Kurum) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    I. YARGILAMA SÜRECİ
    Davacı İstemi:
    4. Davacı vekili 25.12.2014 harç tarihli dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından işyerinde 01.03.2014 tarihinden itibaren sigortalı çalıştırmaya başlamasına rağmen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 11. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle aynı Kanun"un 102. maddesi uyarınca müvekkiline idari para cezası verildiğini, idari para cezasına itirazının da reddedildiğini, ancak maliyeden işyeri açılışını başlatan müvekkilinin işten anlayan ve işyerini emanet edeceği kimse bulamadığından bildirge vermediğini, ... isimli kişinin işyerini devralmak için geldiği bir zamanda sözü edilen tutanağın düzenlendiğini ileri sürerek, idari para cezasına konu iş yerinde sigortalı kimse çalışmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    5. Davacı vekili 30.06.2015 tarihli duruşmada, dava dilekçesinin talep kısmını idari para cezası olan işyerinde denetim tarihi itibarıyla ve öncesinde sigortalı kimse çalışmadığının tespitine şeklinde düzelttiklerini ve bu şekilde karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
    Davalı Cevabı:
    6. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 02.02.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından işyerinde fiili tespit yapıldığı sırada ..., ... ve ... isimli üç işçinin çalıştığının tespit edildiğini, hatta ... isimli işçinin mart ayından beri çalıştığını beyan etmekle birlikte tutanağı imzalamaktan imtina ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı hakkında 5510 sayılı Kanun"un 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, yapılan işlemde yanlışlık ya da usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

    Mahkeme Kararı:
    7. Sivas 1. İş Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2014/890 E., 2015/477 K. sayılı kararı ile; kolluk araştırmasında işyerinin 02.10.2014 tarihinde ... isimli şahsa devredildiği ve burasının öncesinde ikamet olarak kullanıldığının belirtildiği, SGK tutanağında çalıştığı belirtilen kişilerin eylemlerinin ne olduğu, ne gibi faaliyette bulundukları, elemanların çalışıyor sayılması için işyerinde müşteri olması gerektiğinden tutanakta müşteri bulunup bulunmadığı hususlarının belirtilmediği, tanık olarak dinlenen ... ile ..."ın yeminli ve somut beyanlarında işyerinde çalışmadıklarını beyan ettikleri, yine denetmen tutanağında işçilerin işe giriş tarihlerinin yazılı olmasına rağmen tanıkların işe giriş tarihi olarak herhangi bir tarih bildirmediklerini söyledikleri dikkate alındığında, SGK denetmen tutanağının aksinin sabit olduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin son duruşmadaki beyanlarına göre davanın kabulü gerektiği belirtilerek, Sivas SGK İl Müdürlüğünün ..... 87.58 sicil dosyasında davacı adına işlem gören ve Ulucami Sk. Sirer Cad. Kılıç Apt. N:16 Sivas adresinde bulunan güzellik salonu işyerinde SGK denetim tarihi olan 26.09.2014 tarihi itibariyle davacıya bağlı ve sigortalı herhangi bir kimsenin çalışmadığının tespitine karar verilmiştir.
    Özel Daire Bozma Kararı:
    8. Sivas 1. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararın süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarihli ve 2015/18003 E., 2016/9297 K. sayılı kararı ile, “…Dava, davacının idari para cezası konusu işyerinde SGK lı kimsenin çalışmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
    Uyuşmazlıkta, öncelikle görevli yargı yolunun belirlenmesi gerekmektedir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı tarafından 08/10/2014 tarih ve 2014/AS/234 sayılı denetmen raporu esas alınmak suretiyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin olarak düzenlenen Kurum işlemine karşı 03/11/2014 tarihinde itiraz edildiği, İdari Para Cezası İnceleme Komisyonu"nca itirazın reddolunduğu, red kararının davacıya 28/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla 15/02/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5454 sayılı Kanun"un 5.maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa"nın 140.maddesinin 4.fıkrasına ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun"un "Kurumca verilecek idarî para cezaları" başlıklı 102.maddesinin 4. fıkrasına göre "idari para cezalarının iptaline" ilişkin istemlerin çözüm yeri idare mahkemesi olup Mahkemece 6100 sayılı HMK"nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum"un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    Direnme Kararı:
    9. Sivas 1. İş Mahkemesinin 16.01.2017 tarihli ve 2016/547 E., 2017/21 K. sayılı kararı ile; dava konusunun idari para cezasının iptali olmadığı, davacıya ait işyerinde sigortalı kimse çalışmadığının tespitine ilişkin olduğu, mahkemenin görev alanına girdiği gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
    Direnme Kararının Temyizi:
    10. Direnme kararı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    II. UYUŞMAZLIK
    11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının talebinin 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesine göre verilen idari para cezasının iptali mi yoksa idari para cezasına konu işyerinde sigortalı kimse çalışmadığının tespitine mi ilişkin olduğu; burada varılacak sonuca göre görevli yargı yerinin adli yargı yeri mi yoksa idari yargı yeri mi olduğu noktasında toplanmaktadır.

    III. GEREKÇE
    12. Ülkemizde yargı yolları anayasa yargısı, idari yargı ve adli yargı şeklinde üç ana grupta sınıflandırılmış olup, idari yargı; idarenin, idare hukuku alanındaki idari faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü ile ilgili karar veren veya bireyler ile idare arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözmeye çalışan yargı birimi olarak tanımlanabilir.
    13. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nda (İYUK), bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi ve vergi mahkemelerinin işleyişi ile ilgili genel hükümler düzenlenmiş, idari dava türleri, idari yargı yetkisinin sınırı ile idare mahkemesinin görevlerinin ne olduğu açıkça belirlenmiştir. 2577 sayılı İYUK"nın “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesi;
    "İdari dava türleri şunlardır:
    a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,
    b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
    c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
    2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.
    3. Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemler idari yargı denetimi dışındadır." şeklinde düzenlenmiştir.
    14. Diğer taraftan mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir.
    15. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 1. maddesine göre mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Anılan Kanun’un 114. maddesinin birinci bendinin (c) alt bendi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, 115. maddesine göre ise mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
    16. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, “…İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir...”.
    17. 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde ise, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. hükmü bulunmaktadır.
    18. Somut olaya gelince; sosyal güvenlik denetmen yardımcısı tarafından düzenlenen 08.10.2014 tarihli ve 2014/AS/234 sayılı rapordaki tespitler doğrultusunda işyeri bildirgesi verilmemesi ayrıca ..., ... ve ... isimli sigortalılara ait işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma ibraz edilmemesi nedenleri ile davacıya idari para cezaları verildiği, idari para cezalarının tebliği üzerine davacının itiraz ettiği, itirazların komisyon tarafından reddedildiği, UYAP’a 28.12.2015 tarihinde kaydedilen Sivas İdare Mahkemesinin 2015/73 Esas sayılı dosyası üzerinden mahkemeye hitaben yazılan müzekkere ile 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca davacıya 22.516,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin 12.11.2014 tarihli işlemin iptali istemiyle Sivas İl Müdürlüğüne karşı açılan davada bu davanın akıbetinin sorulduğu, davacı vekilinin de 14.11.2016 havale tarihli dilekçesinde idare mahkemesinde açılan davanın bu davanın sonucunu beklediğini belirttiği görülmüştür.
    19. Bu durumda dava dilekçesi içeriği, 30.06.2015 tarihli duruşmadaki beyanı dikkate alındığında; davacı vekilinin görülmekte olan bu davadaki talebinin, idari para cezasına konu işyerinde denetim tarihi itibariyle ve öncesinde sigortalı çalışmadığının tespitine ilişkin olduğu, idari para cezasının iptali ile ilgili bir isteminin bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığı konu alan davanın aynı Kanun’un 101. maddesi hükmü uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
    20. O hâlde açıklanan bu nedenlerle direnme kararı usul ve yasaya uygundur.
    21. Ne var ki, bozma nedenine göre işin esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılmadığından dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

    IV. SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    Direnme uygun bulunduğundan davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
    Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.10.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi