8. Hukuk Dairesi 2016/4817 E. , 2019/1101 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili ve davacı alacaklı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl dosyada davacı (birleşen dosyada karşı taraf) alacaklı vekili; borçlu aleyhine başlatılan takip uyarınca, gerçekte borçluya ait olmakla birlikte alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile üçüncü kişi kardeşi adına tescil edilen, dava dışı ... Eğitim…Şirketi nezdinde kayıtlı şirket hisselerinin İİK"nin 99. maddesi uyarınca haczedildiğini belirterek davanın kabulü ile haczedilen şirket hisselerinin borçluya ait olduğuna karar verilmesini, birleşen şikayet başvurusunun ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosyada davalı (birleşen dosyada şikayetçi) üçüncü kişi vekili, asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, birleşen şikayet başvurusunda ise takip borçlusu ...’in borcuna istinaden ... Eğitim…Şirketi nezdinde müvekkili adına kayıtlı şirket hisseleri üzerine haciz konulduğunu belirterek buna yönelik işlemin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, tescile tabi menkullerde dayanak belge olmadan tescil kaydına haciz konulamayacağı gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen şikayet başvurusunun ise kabulüne karar verilmiş,karar alacaklı vekili ve üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine, birleşen talep şikayet yolu ile haczin iptali istemine ilişkindir.
1.Davacı alacaklı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3. kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi veya İİK"nin 96/1 maddesi uyarınca borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulmasıdır.
Dava şartları ise dava açıldığı andan hükmün verildiği ana kadar var olmalıdır. Dava açıldığı zaman var olan bir dava şartı sonradan ortadan kalkarsa dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
Somut olaya gelince, alacaklı tarafça borçlu aleyhine başlatılan takip esnasında, alacaklı vekilinin 05.12.2014 tarihli dilekçesi ile gerçekte borçluya ait olmakla birlikte üçüncü kişi kardeşi ... adına kayıtlı dava dışı ... Eğitim Ltd. Şti. nezdinde kayıtlı şirket hisselerinin İİK"nin 99. maddesi uyarınca haczini talep ettiği, bunun üzerine İcra Müdürlüğünce dava dışı şirkete 05.12.2014 tarihinde yazı yazılarak üçüncü kişi adına kayıtlı hisselerin İİK"nin 99. maddesi uyarınca kayden haczine karar verildiğinin bildirildiği, anılan hacze ilişkin olarak üçüncü kişi veya İİK"nin 96/1 maddesi uyarınca borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiası öne sürülmeden eldeki davanın alacaklı tarafça açıldığı ve haczedilen şirket hisselerinin borçluya ait olduğuna karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
O halde davacı alacaklının İİK"nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK"nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de; hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı üçüncü kişi vekilinin asıl dosyaya ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece alacaklı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren davalı üçüncü kişi yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
3.Alacaklı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4.Üçüncü kişinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece üçüncü kişinin şikayet başvurusunun kabulüne karar verilmesine rağmen şikayete konu işlemin niteliğine göre alacaklının yapılan işlemin gerçekleşmesinde kusurunun olduğu nazara alınmaksızın yargılama giderlerinin üçüncü kişi üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK"nin 366. ve 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK"nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı üçüncü kişiye iadesine, 27,70 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 16,70 TL"nin temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına, 06/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.