23. Hukuk Dairesi 2013/1215 E. , 2013/1449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, ... .... ... Müdürlüğü"nün 2008/12190 Esas sayılı dosyasında davalı borçlu ..."ya ait aracın satış bedeline ilişkin düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilinden önce yer alan davalı alacaklı ..."ın ilamsız takip yoluyla yaptığı takipte borcun dayanağının nakden olarak belirtildiğini, aynı gün sürelerden feragat edilerek takibin kesinleştirilmesinin muvazaayı gösterdiğini ve aksinin davalılarca ispatlanması gerektiğini ileri sürerek, takibin, haczin ve sıra cetvelinin iptaline, davalıya ayrılan satış bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte henüz davacının, davalı borçlu ..."dan olan 175.000,00 Amerikan Doları bedelli bonoyu icraya koymadığı, bu nedenle davalıların ... .... ... Müdürlüğü"nün takip dosyasındaki işlemleri yapmalarında yasal bir engel olmadığı, ayrıca ticaret sicilinden gelen cevabı yazılarda da davalı ..."ın diğer davalı ile herhangi bir ortaklığının olmadığı, davalılar arasında ... .... ... Müdürlüğü dosyasında işlem yapılmasının, davacı tarafın iddia ettiği gibi muvazaalı olduğuna ilişkin bir delil elde edilemediği, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. İİK"nın 142/.... hükmüne göre, cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin ... edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir. Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, davacı alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade .... İtiraz davası kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucundan etkilenecek olan alacaklılar da yargılamaya dahil edilmeli, onlar hakkında da hüküm kurulmalıdır. Borçlunun pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı ( muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nun .... maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir.
Muvazaa hukuki nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıda olup, somut olayda, bu yük borçlu ..."nın değil, davalı alacaklı ... üzerindedir. Davalı ..., alacağının, gerçek bir alacak olduğunu, birbirini teyit eden ve takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun delillerle ispatlamalıdır. Davalı ..."ın alacaklı olduğu ... dosyasının dayanağını oluşturan ....09.2008 tarihli noter satış sözleşmesinde satış bedelinin nakden ve peşinen ödendiği belirtildiği gibi, satıcı davalı ..."ın sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle ve ayrıca ....09.2008 tarihli önsatış sözleşmesinin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması yanında, bu sözleşmenin uyuşmazlık konusu araca ilişkin olduğunun anlaşılamaması sebebiyle sadece bu belgelere dayanılarak, hüküm kurulamayacağı açıktır. Mahkemece, yukarıda anılan ilke doğrultusunda muvazaanın olmadığına dair davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, davalı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin kuruluşu, davalının alacağının doğum tarihinin, yukarıdaki ilke de göz önünde tutularak değerlendirilmesi gerekirken, davalı ... üzerinde olan ispat yükünün, davacıda olduğu anlamına gelecek şekilde muvazaanın ispatlanamadığı gerekçesiyle ve alacağın gerçek alacak olduğunu gösteren delillerin ne olduğu belirtilip, tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yanılgılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.