8. Hukuk Dairesi 2018/15661 E. , 2019/1104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/15015 Esas, 2014/11879 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı 3. kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 12.02.2008 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, takip konusu alacağın işçilik haklarına ilişkin olduğunu, haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığını, bina dışında borçlunun tabelasının bulunduğunu ve içerde yine borçlu şirkete ait tabelalar olduğunu öne sürerek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı şirketin borcun doğumundan önce kurulduğu, aralarında organik bağ olmadığı, üçüncü kişi şirketin 18.07.2007 tarihli marka devir sözleşmesi ile borçluya ait "..." markasını devir aldığı, hacizli malların büyük bir kısmının davacı adına faturalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/15015 Esas 2014/11879 Karar sayılı ilamı ile; takip hukukuna ilişkin istihkak davalarının görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında süresinde yapılmış geçerli bir istihkak iddiasının bulunması gerektiği, dosya içerisindeki bilgilerden, dava konusu malların 12.02.2008 tarihinde haczedildiği, haciz sırasında yetkili ..."ün 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunduğu, ancak aynı haciz sırasında istihkak iddiasından vazgeçtiğini ve feragat ettiğini beyan ettiği, haczedilen malların 04.03.2008 tarihinde muhafazası sırasında 3.kişi şirket yetkilisinin istihkak iddiasında bulunduğu ve bu iddia üzerine icra müdürürü tarafından İİK"nin 96. maddesindeki prosedürün işletildiği, ancak dava konusu malların 12.02.2008 tarihinde haczedildiği ve bu hacizle ilgili istihkak iddiasından vazgeçildiği, 04.03.2008 tarihinde yeni bir haciz yapılmadığı sadece haczedilen mallar muhafaza altına alındığından artık istihkak iddiasında bulunma hakkının kalmadığı, icra müdürünün hatalı olarak prosedürü işletmiş olmasının kaybolmuş bir hakkın yeniden doğmasına imkan vermeyeceği, bu durumda, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı
değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İİK"nin 96. maddesi hükmüne göre " malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs,ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak ididasında bulunmadığı takdirde,aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder." Görüldüğü gibi,gerek borçlu gerekse üçüncü kişi bakımından istihkak ididasının ileri sürülmesi yedi günlük süre ile sınırlandırılmıştır.
Eğer istihkak iddiasına konu mal, borçlunun yada üçüncü kişinin gıyabında (yokluğunda) haczedilmiş, yani haciz sırasında bunlar hazır bulunmamış ise malın haczedildiğini öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmak zorundadırlar; aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybederler. Şu halde bu ihtimalde,istihkak iddiasında bulunma süresi haczin yapıldığı tarihten itibaren değil, haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlayacaktır.
Somut olayda ise; Dairenin 10.09.2018 tarihli ve 2015/22688 Esas, 2018/15399 Karar sayılı geri çevirme kararı üzerine dosyaya eklenen üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre dava konusu 12.02.2008 tarihli haciz esnasında hazır olan ve üçüncü kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunan ..."ün şirket ortağı ya da yetkilisi olmadığı, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre üçüncü kişi şirketin işçisi olduğu, bu durumda karar düzeltme istemine konu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/15015 Esas 2014/11879 Karar sayılı bozma ilamı gerekçesinin aksine üçüncü kişi şirketin ortağı ya da yetkilisi olmayan bu kişinin istihkak iddiasında bulunmasının bilahare bu iddiasından vazgeçmesinin sonuç doğurmayacağı, ne var ki ...’ün 12.02.2008 tarihli haciz esnasında aynı zamanda üçüncü kişi şirket yetkilisi olduğunu beyan ederek şirket adına kefalet beyanında bulunması üzerine, İcra Müdürlüğünce dava konusu hacze ilişkin tarih ve takip numarası yazılarak düzenlenen icra emrinin üçüncü kişi şirkete haciz adresinde 16.02.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine üçüncü kişi şirket vekilinin 21.02.2008 tarihinde ...’ün şirket yetkilisi olmadığı, bu nedenle kefalet beyanında bulunamayacağı iddiası ile icra emrinin iptali için icra mahkemesine başvuruda bulunduğu, buna göre haczin en geç, 21.02.2008 tarihinde öğrenilmesine rağmen, 04.03.2008 tarihli muhafaza işlemine kadar yasal 7 günlük süre içerisinde istihkak iddiasında bulunulmadığı, bu açıklamalar ışığında istihkak davalarının görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında süresinde yapılmış geçerli bir istihkak iddiasının bulunması gerektiğine işaret eden Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/15015 Esas 2014/11879 Karar sayılı bozma ilamının sonucu itibarı ile doğru olduğu anlaşılmakla, dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK"un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, takdiren 370,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 52,40 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 40,10 TL’nin karar düzeltme isteyenden alınmasına, 06.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.