Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/6597
Karar No: 2007/5110
Karar Tarihi: 26.03.2007

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/6597 Esas 2007/5110 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2006/6597 E.  ,  2007/5110 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Akşehir Asliye Hukuk İş Mahkemesi
    Tarih : 15.11.2005
    No : 1280-830

    Davacı, davalı işveren nezdinde 28.05.1983 tarihinden itibaren çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davacı vekilince duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Davacı, 28.05.1983 tarihinden itibaren davalı işyerinde aralıksız çalıştığının tesbitini istemiştir.
    Mahkeme, davacının 15.05.1996-08.11.2001 tarihleri arasında aralıklı olarak 857 gün çalıştığının tesbitine karar vermiştir.
    Yasal dayanağına 506 sayılı Yasa"nın79/10.maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yada çalışmanın Kurumca tesbit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, karar kapsamında bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, sürekli mi, kesintili miş yoksa mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle ilişkileri bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği  düşünülmeli, tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile  bu beyanlar kontrol edilmeli, işyeri kayıtlarında yer alan müdür, amir, şef gibi yetkililer başta olmak üzere işyerinde çalışan diğer kişiler ile gerektiğinde komşu işyerinin kayıtları ile belirlenmiş çalışanları dinlenilmeli, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmıyacak şekilde belirlenmelidir. Öte yandan işe giriş bildirgelerinin ve bordroların bulunması davacının davalı işyerinde kesintili çalıştığının karinesi olup, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilmeyeceği kural ise de, mahkemece ücret bordroları üzerinde yaptırılan incelemede bir kısım ücret bordrolarındaki imzaların davacıya ait olmadığının  diğerlerindeki imzaların ise davacıya ait olup olmadığının belirlenememesi karşısında ücret bordroları dikkate alınmayarak yukarıda belirtildiği şekilde çalışma olgusu hakkında özellikle tanık beyanları alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği ortadadır.
     Ancak davalı işyerinden Kuruma  13 adet giriş bildirgesi verildiğine göre bu giriş bildirgelerindeki mühürler ve imzalar hakkında da inceleme yaptırılarak davacıya ait olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna göre davacının çalışmalarının kesintili yara sürekli mi olduğu konusunda doğru delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Son  olarak ta 506 sayılı Yasa"nın 79/10 maddesinde belirtilen ve işyerinden bildirim olmadığı yada kurumca çalışmanın tesbit edilmemesi halinde söz konusu olan hak düşücü sürenin, işyerinden bildirimlerin bulunması halinde uygulama yerinin bulunmadığı ve özellikle dava tarihinden geriye gidilerek beş yıl önceki çalışmaların hak düşürücü süreye uğrayacağı şeklinde bir uygulamanın söz konusu olamıyacağı dikkate alınarak davacının istemi hakkında bir karar verilmelidir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yaptırılan bilirkişi raporu itibariyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde,  davacı ile davalı Kurum"un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi