1. Hukuk Dairesi 2014/10642 E. , 2015/12218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADANA(KAPATILAN) 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2014
NUMARASI : 2012/1186-2014/129
Taraflararasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ......ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilerek gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 1092 parsel sayılı taşınmaza davalının yapılandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve müdahale tarihinden itibaren 1.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı,imar uygulaması ile tecavüzün oluştuğunu,bina bedelinin arsa bedelinden fazla olduğunu, dava konusu taşınmazın önceki maliki olan davacının damadı H. A. tarafından aynı nedenle açılan elatmanın önlenmesi davasının kabul edildiğini ancak kararın infaz edilemediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu evin belediye tarafından kamulaştırılıp bedelinin ödenmediği, imar düzenlemesi sonucunda evin 17,50 m2 sinin davacının taşınmazında kaldığı, binanın yıkımında fahiş zararın oluşacağı, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; 727 ve 728 nolu ifraz parselleri davalının annesi Semiha adına müstakilen kayıtlı iken 727 parseldeki paylarını peyder pey (28.08.1974, 06.01.1976, 21.03.1985 tarihinde), 728 parsel sayılı taşınmazını ise 20.12.1971 tarihinde 3. kişilere satış suretiyle devrettiği, bilahare belediye encümeninin 02.06.1987 tarihli 241 sayılı kararı ile anılan parsellerin 3194 Sayılı Yasanın 15 ve 16. maddeleri gereğince tevhit-ifraz-yola terk işlemine tabi tutularak 27.08.1987 tarihinde 1091, 1092, 1093, 1094 ve 1095 parsellerin oluştuğu ve aynı gün taksim neticesinde çekişme konusu 1092 parselin B. E. adına tescil edildiği, bilahare 1092 parselin Bektaş mirasçıları tarafından davacının bayii H. A. "a 25.11.2002,Halil"in de 25.05.2012 tarihinde davacıya satış suretiyle devrettiği, yargılama sırasında taşınmazda imar uygulamasının yapılmakta olduğu, taşınmazın önceki maliki (davacının bayii) olan H. A. tarafından aynı nedenle Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/67 E. sayılı dosyası üzerinden açılan elatmanın önlenmesi davasının Mahkemenin 2005/576 K. sayılı ilamı ile kabul edildiği ve derecattan geçmek suretiyle 24.06.2007 tarihinde kesinleştiği ancak kararın infaz edilemediği, keşif neticesinde tanzim edilen fenni bilirkişi raporuna göre davaya konu binanın 107,50 m2 lik kısmının yolda, 17,50 m2 lik kısmının da davacıya ait 1092 parsele taşkın hale geldiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu 1092 parsel sayılı taşınmaz ifraz sonucu oluşan parseldir. Öyle ise, somut olayda ileri sürülen bina taşkınlığına ilişkin elatmanın, 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesinde öngörülen imar uygulaması sonucu oluştuğu söylenemez.Kaldı ki, davalının annesi olan mirasbırakan Semiha 1092 parselin geldisi olan 727 ve 728 parsel sayılı taşınmazları 1987 tarihli encümen kararı öncesi elden çıkarmıştır.
Öte yandan, 4721 sayılı TMK. nun 724. ve 725. maddesi uyarınca temliken tescil koşullarının oluştuğundan da söz etme imkanı olmadığı gibi derecattan geçerek kesinleşen elatmanın önlenmesine dair Asliye Hukuk Mahkemesi hükmünün eldeki dava yönünden güçlü delil oluşturduğu da kuşkusuzdur.
Ne var ki, Belediye Başkanlığının 06.02.2014 tarihli yazı cevabına göre dava konusu parsel ve çevresinde belediye encümeninin 10.07.2013 tarih ve 210 sayılı kararı ile imar uygulaması yapılmakta bulunduğunun bildirildiği görülmektedir.
Bilindiği gibi, imar uygulaması sonucunda parsellerin geometrik şekilleri ve mülkiyet durumlarının değişmesi olası bulunduğundan davacının sıfatını etkileyeceği dolayısıyla müdahale durumunun değişebileceği olasıdır.
Hâl böyle olunca, davada yıkım isteği de bulunduğu gözetilerek ileride telafisi güç zararların meydana gelmesine sebebiyet vermemek bakımından dava konusu parselde yapılmakta olduğu anlaşılan imar çalışmalarının hangi aşamada olduğunun araştırılması, sonuçlanmamış ise imar uygulamasının sonucunun beklenmesi, ondan sonra hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.