8. Hukuk Dairesi 2018/16065 E. , 2019/1141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
.K. A R A R
Davacı alacaklı 14.05.2014 imza ve 23.05.2014 onay tarihli yazılı kira akdine dayanarak 22.04.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Haziran ayından 2015 yılı Nisan ayına kadarki kira alacağının faiziyle birlikte toplam 162.435,20 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 15.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 21.05.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkili şirketin adresi itibariyle yetkili icra dairesinin ... Anadolu İcra Daireleri olduğundan yetkiye itiraz ettiğini, müvekkili şirketin alacaklı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, borç miktarının tespiti yönünden dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişinin hesaplama yöntemi bakımından usul ve yasaya uygun 17/10/2016 tarihli raporu gözetildiğinde, talep edilen alacak miktarının talep edilebilecek alacak miktarı ile örtüştüğü, yasal süresi içerisinde ve herhangi bir şekilde dosyaya ödeme belgesi ibraz edilmediği ve bu sebeple davalı yanın temerrüdünün sabit olduğu anlaşılmakla itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının icra takibine itirazında kira akdini inkar etmediği, kiraların yatırıldığı hesap ekstresinin incelenmesinden, takip konusu yapılan aylarda kira ödemesi yapılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 14.05.2014 imza ve 23.05.2014 onay tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 1.08. maddesi ile, “Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve kiracının kira ödeme yükümlülüğü AVM’nin açılış tarihinde başlayacaktır. AVM’nin 30.04.2014 tarihinde açılacağı öngörülmektedir. Merkezin açılış tarihinin herhangi bir sebeple kiralayan tarafından ertelenmesi durumunda, kira ödemesinin başlangıç tarihi ve kira süresi, kendiliğinden ertelenen süre kadar uzatılmış sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı borçlu istinaf ve temyiz dilekçelerinde, kira sözleşmesinde alışveriş merkezinin 30.04.2014 tarihinde açılacağının belirtildiği, ancak açılışın sağlanmadığını, bu nedenle takibe konu kira bedellerinin istenemeyeceğini ileri sürmüştür. İİK’nin 63.maddesi hükmüne göre itiraz eden kiracı, itirazın kaldırılması davasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Davalı kiracının, istinaf ve temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü iddialar sözleşme metninden anlaşılır nitelikte olup sonradan ileri sürülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 1.08. maddesinin değerlendirilerek kira borcunun belirlenmesi ve buna göre uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirmektedir. Bu durumda Mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK"nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK"un 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.