(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9315 E. , 2010/427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Ödeme şartını ihlal eylemindan borçlu ..."in yargılanması sonucunda, beraatine dair ... İcra Mahkemesinin 02/06/2009 tarihli ve 2009/17 Esas, 2009/51 sayılı kararına karşı itirazın kabulüne,anılan beraat kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın ... İcra Mahkemesine gönderilmesine ilişkin mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15/07/2009 tarihli ve 2009/387 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 271/2 .maddesindeki, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." hükmü karşısında, mercii ... Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesine rağmen, itirazın konusu hakkında karar verilmemesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.11.2009 gün ve 63844 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 8.12.2009 tarih ve K.Y.B.2009/272036 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla; GEREGİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2006 tarih ve 2006/220-231 sayılı kararında da açıklandığı üzere 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK"nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1.fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; "kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder." olarak yapılmıştır ... "Disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 sayılı TCK.nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir. Bu nedenle de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı İİK.nun 353/1. maddesinde yasa yolu olarak itiraz yasa yolu öngörülmüştür. Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen "hüküm" niteliğinde değildirler ve bunlar hakkında hükümler için öngörülen yargılama kuralları uygulanamaz." şeklinde yapılan değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, İcra ve İflas Kanunu"nda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak saptanan eylemlerin kabahat olduğu belirtilmiştir. İcra ve İflas Kanunu"nda İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararlara itirazın 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca yedi gün içerisinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerekmekte olup, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanunu"ndaki sistemden ayrıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunu"ndaki itiraz kanun yolu bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları
için olduğu, nitekim anılan kanunun "İtiraz usulü ve inceleme merciileri" başlıklı 268. maddesinde kararına itiraz edilecek ve itirazı inceleyecek mahkemeler Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği, buna karşılık İcra ve İflas Kanunu"nda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği disiplin hapsi ve tazyik hapsine ilişkin kararlar, dar ve teknik anlamda "suç" karşılığı verilen kararlar olmadığı, İcra ve İflas Kanunu"nun 353/1. maddesi uyarınca İcra Mahkemesince verilen itiraza tabi kararlara itirazın yedi gün içerisinde doğrudan yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması ve itiraz hakkında Ağır Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir. Oysa ki somut olayda icra mahkemesince sanığa duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden, nüfus kaydı getirtilmeden borçlunun beraatine karar verilmiştir.
Konunun bir kez de Kabahatler Kanunu yönünden irdelenmesinde ise, anılan kanunun "itiraz yolu" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir. (3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine" karar verir..." hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanunu"nda da itirazı inceleyecek Ağır Ceza Mahkemesinin "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine," karar verir şeklinde düzenleme getirilmiştir. Ancak itirazın kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden Ağır Ceza Mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur. Diğer taraftan aynı maddenin 2. fıkrasındaki "itirazIa ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir." amir hükmü gözetildiğinde, itiraz merciinin delil toplama ve sanığın savunmasını alması gibi yargılamayı gerektiren hususları yerine getirmesi de beklenmemelidir.
Öte yandan, bir ihtisas mahkemesi olan icra mahkemesince yerine getirilmesi gereken delil toplama ya da sair araştırmanın yapılmasını itiraz mercii olan Ağır Ceza Mahkemesinden beklemek, zaten yoğun iş yükü altında bulunan mahkemenin kendi asıl işlevinden uzaklaştırılmasına, yargı hizmetlerinin aksamasına ve giderek adalet duygusunun zedelenmesine yol açabilecektir.
Açıklamalar çerçevesinde İcra Mahkemesinden verilen itiraza tabi kararlara İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca itiraz mercii olarak bakan Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi durumunda itirazın konusu hakkında da bir hüküm kurmak zorundadır. Ancak dosyada toplanması gereken delil, araştırma ya da borçlu sanığın savunmasının alınması veya meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmesi gibi hususların yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunduğu hallerde ise, itirazın kabulü ile birlikte bu noksanlıkların tamamlanmasını özel ihtisas mahkemesi olan İcra Mahkemesinden talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp, somut olayda da İcra Mahkemesince borçluya duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden ve nüfus kaydı getirtilmeden borçlunun beraatine karar verildiği dikkate alındığında Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın İcra Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi .