17. Hukuk Dairesi 2015/15802 E. , 2018/10475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.11.2018 Salı günü davacılar vekili Av. ... geldi.Davalı tarafından gelen olmadı.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, 12.09.2009 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkili..."nin eşi,..."nin ise babası ..."nın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin desteğinin yolcu olarak seyahat etmesi nedeniyle herhangi bir mütefarik kusuru bulunmadığını, kazaya karışan zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığını, bu nedenle Karayolları Trafik ... Yönetmeliği gereğince anılan tarihteki teminat limiti olan 150.000,00 TL"nin müvekillerine ödenmesi gerektiğini, davalıya ödeme yapması için ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamenin 12.09.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 8 günlük yasal sürede ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 23/10/2009 tarihinden itibaren
ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 105.921,38 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı ... için 101.427,80 TL, davacı... için 4.493,58 TL olmak üzere toplam 105.921,38 TL maddi tazminatın davalı tarafın temerrüt tarihi olan 23/10/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiş,hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
5510 sayılı Yasa’nın 21. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana
gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez.” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda, davacıların desteği ..., işvereni tarafından temin edilen minibüs ile taşınmakta iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat etmiştir. Mahkemece ...’ya müzekkere yazılmış ve ... tarafından verilen 8/7/2010 tarihli yazıda, hak sahiplerine Kurumca aylık ya da gelir bağlanmadığı bildirilmiş ve hükme esas alınan kök ve ek raporlarda bu nedenle tazminat miktarlarından bir indirim yapılmamış ise de dosyanın incelenmesinden; davalı vekilinin 28/10/2014 havale tarihli dilekçesi ile; ... tarafından müvekkili Kurum aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/733 E. Sayısı ile dava açılarak sigortalı (müteveffa) ..."nın hak sahiplerine ödenen peşin değerli gelirin rücuen tazmininin talep edildiği belirtilerek bu nedenle ... tarafından yapılan ödemenin mahsubu yönünden yeniden rapor alınmasını talep ettiği görülmüş (UYAP araştırması sonucunda, anılan davanın 15/09/2015 tarihinde karara çıktığı ve davanın kabul edildiği anlaşılmışır.) ancak mahkemece bu doğrultuda bir değerlendirme yapılmadan ve ek rapor alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır.Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumunca davacılara bağlanan peşin sermaye değerli gelirin araştırılması ve bu doğrultuda rücuya tabi ilk peşin sermaye değerlerinin hesaplanan tazminattan mahsubu için bilirkişiden ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- ..."ın yerleşmiş uygulamaları ile benimsenen ilkeleri uyarınca, sağ kalan eşin evlenme ihtimalinin belirlenmesinde AYİM tarafından hazırlanan tablolara itibar edilmektedir.
AYİM tarafından hazırlanan tablolara göre davacı eşin rapor tarihindeki yaşına(39) ve 18 yaş altında çocuğu bulunmamasına göre %9 oranında evlenme ihtimali bulunmakla, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davacı eşin evlenme ihtimali bulunmadığı kabul edilerek bu doğrultuda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) ve(3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.