17. Hukuk Dairesi 2018/253 E. , 2018/10477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 29.5.2013 tarihinde meydana gelen kazada... plakalı araç sürücüsünün seyir halinde iken aracın devrilmesi sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin annesi/eşinin vefat ettiğini, araç sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası eş/annenin desteğinin kaybedildiğini, ayrıca ölenler için cenaze masrafları yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze giderinin temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini destek tazminatı yönünden toplam 13.634,70 TL"ye ve cenaze gideri için 5.000,00 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacıya 61.658,98 TL ödeme yapıldığını, öte yandan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden; 13.634,70 TL"nin 03.07.2013 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, 12.025,69 TL"nin davacı ... ..."ye, 1.609,01 TL"nin ... ..."ye verilmesine, cenaze giderleri istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.160,00 TL"nin 03.07.2013 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı ..."nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.
Somut olayda; olay nedeniyle davalı tarafından davacılara 01.08.2013 tarihinde ödeme yapılmış, dava dilekçesinde ise ibranamenin iptali talep edilmiştir.
Dairenin geri çevirme ilamı uyarınca dosyaya kazandırılan 13/8/2013 tarihli ibraname uyarınca davacılara toplam olarak 61.658 TL ödendiği ve taraflar arasında ibraname imzalandığı görülmüştür. Eldeki dava, ibraname tarihi dikkate alındığında yasal süresi içinde açılmıştır.
Bu durumda, destek tazminat(lar)ı,öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında ..."nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken tazminat miktarları ile ödenmiş olan miktarlar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, bu durumda davacılar tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, hesaplanacak tazminat tutarından davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-..."ın yerleşmiş uygulamaları ile benimsenen ilkeleri uyarınca, sağ kalan eşin evlenme ihtimalinin belirlenmesinde AYİM tarafından hazırlanan tablolara itibar edilmektedir.
AYİM tarafından hazırlanan tablolara göre davacı eşin kaza tarihindeki yaşına göre evlenme ihtimali bulunmayıp, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davacı eşin DİE araştırmaları dikkate alınarak %4 evlenme ihtimali bulunduğu kabul edilerek bu doğrultuda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; trafik kazasına konu olup davalıya trafik sigortalı bulunan aracın ticari niteliği bulunmayıp uygulanabilecek faiz oranının yasal faiz olması gerektiğinin gözetilmemesi ve davacı tarafından yatırılan peşin harç ve
ıslah harcının davalıdan tahsiline karar verilmemiş olması, hususları da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 13/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.