19. Hukuk Dairesi 2019/2366 E. , 2019/4740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, fuar organizasyonu yapan davacı şirket ile davalı arasında ... salonlarında davalı tarafından yapılacak ... için sözleşme imzalandığını, kira bedelinin 85.000 Euro + KDV olarak belirlendiğini, fuarın gerçekleştiğini, davalının bedelin bir kısmını ödediğini ancak bakiye 226.929,94 TL’yi ödemediğini, ihtiyati haciz kararı alınarak başlatılan takipte haciz sırasında şirket yetkilisinin borcu kabul ettiğini, sözleşmenin sözleşme serbestisi çerçevesinde tanzim edildiğini ve kira sözleşmesi niteliğinde olmadığını, cezai şarta ilişkin olarak sözleşmede hüküm bulunduğunu, kira sözleşmesi olsa dahi TBK’nın cezai şarta ilişkin maddelerinin de içinde olduğu bir kısım kanun maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanmayacağını belirterek davalının takibe itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın muaccel olmadığını, davalıya kira borcunun ödenmesi için ihtarname gönderilmediğini, davalı temerrüde düşürülmediği halde faiz talep edildiğini, haciz tutanağındaki borcun kabulünün maddi gerçeği yansıtmadığını haciz baskısı altında imzalandığını, davacının cezai şart talebinin taraflar arasındaki sözleşmenin bir kira sözleşmesi olması ve TBK’nın 346. maddesine göre kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğinden yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu fatura ve muhteviyatı hizmetlerin davalı şirkete teslim edildiği, bu nedenle davalının aleyhine yürütülen takipte bakiye alacak olarak davacı tarafından talep edilen 226.929,94 TL miktarının tamamına yapmış olduğu itirazının yersiz olduğu, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesindeki ödeme planına ilişkin tahakkuk tarihleri dikkate alındığında bakiye alacağa takip tarihine kadar 2.557,45 TL ticari faiz işlediği, bu nedenle davalının bu miktara yönelik itirazının da yersiz, bu miktar yönünden fazlaya ilişkin itirazının yerinde olduğu, ihtiyati haciz dosyasında yapılan tespitlere göre davacının davalı aleyhine yürüttüğü takipte talep ettiği 68,65 TL ihtiyati haciz gideri ile 245,00 TL vekalet ücretine ilişkin talebinin de yerinde olduğu, her ne kadar sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından davalıdan 54.580,00 TL cezai şart alacağı talep edilmiş ise de TBK"nın 346 maddesindeki "Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşuluyla ödeneceğine ve sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir" düzenlemesine göre davacının bu yöndeki talebinin yerinde görülmediği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen fuar alanı tahsisine ilişkin taraflar arasında yapılan protokol nedeniyle bakiye kira alacağı ve cezai şartın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen protokolün cezai şart başlıklı 6.1. maddesinde “... Taraflardan biri tek taraflı olarak bu protokol hükümlerine aykırı davrandığı takdirde; o yılın kira bedeli karşılığı 85.000 Euro + KDV cezayı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder” denilmiş olup, sözleşme uyarınca davacı cezai şart olarak kira bedeli toplamını veya eksik kira bedelinden birini talep edebilir, hem cezai şart hem de ödenmeyen kira bedellerinin ikisini birden talep edemez. Davacı dava dilekçesinde ödenmeyen kira bedelini de talep etmesine göre seçimlik hakkını ödenmeyen kira bedeli yönünden kullandığı kanaatine varılmıştır. Tacirler arasındaki kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda TBK’nın 346. maddesinde yer alan hüküm 6353 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yer alan, “Kiracının Türk Ticaret Kanunu"nda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır” düzenlemesi uyarınca 01/07/2020 tarihine kadar uygulanmayacaktır. Mahkemenin sözkonusu yasa hükmü uyarınca cezai şart talep edilemeyeceği yönündeki gerekçesi doğru değildir. Ancak mahkeme hükmü sonuç olarak doğru olduğundan gerekçeli kararın 2. sayfasındaki son paragrafının gerekçeden çıkarılarak hükmün yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün, belirtilen gerekçeler doğrultusunda gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.