Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1057
Karar No: 2018/10487
Karar Tarihi: 13.11.2018

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/1057 Esas 2018/10487 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2016/1057 E.  ,  2018/10487 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    -K A R A R-
    Asıl davada davacı vekili, 06.01.2007 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacıya ait ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacının çalışamadığını ve alınacak rapor ile maluliyetinin belirleneceğini, şimdilik 500,00 TL maddi tazminat, 200,00 TL tedavi gideri için maddi tazminat, araç hasarı nedeniyle 500,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davacı vekili, aynı olaya ilişkin olarak davalı işleten mirasçılarından şimdilik 500,00 TL maddi tazminat, 200,00 TL tedavi gideri için maddi tazminat, araç hasarı nedeniyle 500,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
    Birleşen dosya davalıları, işleten sıfatı olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının ıslah gören 9.300,33-TL bedelli maddi tazminat talebinin 8.800,27-TL kısmının kabulü ile 06.01.2007 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde ...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (500,06-TL) kısmının reddine, davacının 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin 5.000,00 TL kısmen kabulü ile davalılardan ..." dan 06.01.2007 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalı ... yönünden dava tarihinde ölü olduğu anlaşıldığından husumetten reddine, birleşen davada davacının davasının reddine, davacının ıslah gören Maddi Tazminat davasının işleten sıfatı bulunmadığından Husumetten reddine, davacının manevi tazminat davasının işleten sıfatı bulunmadığından husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK"nın hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
    Aynı Yasa"nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere İşlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
    Aynı Kanun"un 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
    Aynı Kanun’un 20/d bendinde ise, motorlu araçların satış ve devirlerinin trafik tescil müdürlüklerinde veya noterliklerde yapılacağı öngörülmekte olup, ancak böyle bir
    satış ve devir işleminin araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişli olduğu açıklanmıştır. Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu tescil müdürlüğüne bildirilmemesi yüzünden aracın tescil kaydında bir değişiklik yapılmaması satışa konu aracın mülkiyetinin geçişini engellemez ise de, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir.
    Somut olayda birleşen dava davalıları, murislerinin işleteni olduğu aracı sağken haricen sattığını ve aracın kimde olduğunu bilmediklerini ve bu nedenle işlem yapamadıklarını beyan etmiş, aracın 06.01.2007 kaza tarihinden önce satışına ilişkin resmi bir belge ibraz edememiştir. Soruşturmada alınan ifadesinde davalı sürücü, aracın kendisine ait olduğunu belirtmiştir. Dosya içerisinde mevcut resmi belgelerden kaza tarihinde aracın birleşen dava davalılarının murisi ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama sonunda mahkemece mirasçılarının aracın haricen satıldığı ve fiili tasarruflarında bulunmadığı yönündeki savunmanın, ceza dosyasında davalı sürücünün aracın sahibi olduğuna dair beyanı ve kaza sonrası fiili tasaarruf durumuyla da örtüştüğü ve fiili anlamda, birleşen dosya davalılarının ve miras bırakanının araç ile bir bağının kalmadığının tartışmasız olduğu gerekçesiyle birleşen davada açılan maddi ve manevi tazminat davasının husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
    Bu durumda mahkemece, kaza tarihinden önce aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesinde öngörülen biçimde devrini gerçekleştirmeyen kaza tarihinde kayden malik görülen araç sahibi ... mirasçıları hakkında, araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı gözetilerek sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması isabetli değildir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ..."in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ..."e geri verilmesine 13/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi