17. Ceza Dairesi 2016/4992 E. , 2017/15917 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ödeme gücü bulunmayan bir sanık için ertelemenin daha lehe olacağı gözetilmeden, işsiz olduğu ve ödeme gücü bulunmadığı belirlenen suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezalarının, toplamda 13.440,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilerek, yazılı gerekçelerle ertelenmesine yer olmadığına hükmedilmesi nedeniyle tebligğnamede bozma talep edilmişsede, mahkemenin erteleme gerekçesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu"nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Çocuk Koruma Kanunu"nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun"un 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada (12-15) yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının zorunlu olduğu halde, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadan, başka dosyadan alınan sosyal inceleme raporunun dosya arasına konularak hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde park halinde bulunan araçlara hırsızlık yapmak için girdiği eylemlerinde, olay yeri inceleme tutanağında müşteki Lütfi’nin ve Mustafa’nın araçlarında herhangi bir cam kırılması veya zorlama izinin bulunmadığının tespit
.../...
edildiği, ayrıca müştekilerin beyanında araçlarında zarar bulunmadığını beyan ettikleri ve müşteki Mustafa’nın aracının camının önceden bozuk olduğu kolaylıkla açıldığı 21.03.2013 tarihli tutanakta belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun müştekiler ... ve ...’ye karşı eylemlerinin TCK"nın 141, 143. maddelerinde tanımı yapılan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun"un 142/1-b ve 142/1-e maddeleri gereğince fazla ceza tayini,
3-Müşteki ..."a yönelik suçun 22.03.2013 tarihinde işlenmesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun yakalandığı; diğer müştekilere yönelik suçların 20.03.2013 tarihinde işlendiğinin belirlenmesi karşısında, suç tarihlerinin, karar başlığında eksik gösterilmesi,
4-Suça sürüklenen çocuğun, müşteki ..."a yönelik hırsızlık eyleminin 22.03.2013 günü saat 23.35 sıralarında kolluğa ihbar edilmesi üzerine, kolluk görevlilerinin suç yerindeki araçlar üzerinde inceleme yaptıktan sonra çevrede yaptıkları araştırmalar sonunda suça sürüklenen çocuğu elinde oto teybi ile yürürken yakalamaları ve suça konu oto teybinin bu suretle ele geçirildiği anlaşılmakla, TCK"nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi,
5-Suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamede 142/1-b maddesinden dava açıldığı, 5237 sayılı TCK"nın 142/1-e maddelerinin uygulanması istenmediği halde, 5271 sayılı CMK"nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
6-5237 sayılı TCK"nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK"nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK"nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK"nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK"nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK"nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise;
Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde mağdur ...’ın aracından 40,00 TL parasını çaldığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nudunuyle TCK"nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.