2. Hukuk Dairesi 2016/10443 E. , 2016/11808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; manevi tazminat talebinin reddi ve müşterek çocuk ..."nın velayeti yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, nafakalar ve maddi tazminat yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı-davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı-davacı erkeğin evlilik birliği devam ederken sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak başka bir kadınla birlikte yaşadığı, bu kadından çocuğu olduğu sabittir. Davalı-davacı erkeğin boşanmaya neden olan bu kusurlu davranışları aynı zamanda davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. O halde, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davacı -davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan, aradan geçen uzun zaman sonra manevi tazminat istenilmesinin iyiniyet kapsamında sayılamayacağı gerekçesiyle davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
b)Mahkemece sosyal inceleme raporu ve müşterek çocuğun beyanı dikkate alınarak müşterek çocuk 05.08.2005 doğumlu...."nın velayeti davalı-davacı babaya verilmiş ise karardan sonra 01.06.2015 tarihinde.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/81073 soruşturma sayılı dosyasında küçük..., babasının kendisine kötü davrandığını, kızdığı zamanlarda vurduğunu, annesi ile kalmak isteğini, babası ile kalmak istemediğini beyan etmiştir. Velayet kamu düzenine ilişkindir. Karardan sonra gerçekleşen bu durum karşısında belirtilen soruşturma dosyası değerlendirilerek Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanununun 5. maddesi uyarınca uzmanlardan da yeniden rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip, gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektirmiştir.
SONUC:Temyiz edilen hükmün yukarıda l/b, 2/a ve 2/b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalının velayete yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.350.00 TL vekalet ücretinin Ahmet"den alınıp Kevser"e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.06.2016(Prş.)