(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/30059 E. , 2020/6631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin fazla çalışma ücretleri fiili çalışmaya uygun ödenmediği aldığı ücret sigorta primlerine gerçeği uygun olarak bildirilmediği gerekçesiyle 02.04.2015 tarihinde iş akdinin haklı olarak fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bend dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Çalışma düzenin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma, alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışma alacaklarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde; kış dönemi Kasım-Nisan arası hafta içi 5 gün 08.00-18.15 saatleri yaz dönemi Mayıs-Ekim arası Cumartesi dahil haftanın 6 günü, 4gün 08.00-21.15 2gün 08.00/18.15 saatleri arası çalıştığını, fazla çalışma ücretleri fiili çalışmaya uygun ödenmediği ileri sürmüş, davalı ise; işyerinde çalışma hafta içi 5 gün 08.00-18.15 saatleri toplam 1 saat 15dk ara dinlenme, yaz kış aynı olduğunu, değişmediğini fazla çalışma yapılır ise bordroda yansıtılıp ödendiğini savunmuştur. Mahkemece; ”Kışın haftanın 5 günü 08.00-18.15 saatleri arası 10 saat 15 dk çalışıldığı, 1 saat 15 dk ara dinlenme düşüldüğünde günde 9 saat haftada 45 saat çalışıldığı fazla çalışma yapılmadığı, Davacının yaz ayları olan 2014/4-5-10 aylarında, ayda toplam 76 saat fazla çalışma yaptığı, ücretini ödenmediği sonucuna varılarak hesaplama yapılmıştır.” gerekçesi ile davacının fazla çalışma alacağı bordrolarda tahakkuk olmayan dönemler için yazılı şekilde hesaplanmıştır. Mahkemece “ay içinde fazla mesaisi yoktur” ibareleri bordrolar için, bu ifadelerin bulunması çalışırken alınan ibranameler gibi geçerli olmadığı, bu bordroların aksi her türlü delil ile tanıkla da ispatlanabilir olduğu fazla çalışma olgusu fiili bir durum olduğundan tanıkla da ispatlanabileceği, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda davacının maaş bordrolarının imzalı olduğu ve ihtirazi kaydın yer almadığı, davacının fazla çalışma yaptığını ancak yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği mahkemece göz ardı edilmiştir. Davacının “ay içinde fazla mesaisi yoktur” ibaresinin yer aldığı maaş bordrolarının bulunduğu dönemler fazla çalışma alacağı yönünden dışlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.