Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1748
Karar No: 2019/4780
Karar Tarihi: 15.10.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/1748 Esas 2019/4780 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Asıl alacak-birleşen menfi tespit davası söz konusu. Asıl davanın zamanaşımına uğradığı ve imzası inkar edilmiş bonodan doğan alacağın faiziyle birlikte tahsili talep edildiği belirtiliyor. Davalılar, senedin muvazaalı olarak düzenlendiğini iddia ederek davanın reddini istemişlerdir. Birleşen davada ise bononun muvazaalı olarak düzenlendiği ve davalıların mirasbırakanın keşideci olduğu iddia edilerek bononun iptali ve kötüniyet tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkeme, asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Daire'nin bozma kararına rağmen taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilmesi nedeniyle hükmün temyiz eden taraflar lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Kanun maddeleri: Miras Hukuku Kanunu'nun 657. ve 660. maddeleri.
19. Hukuk Dairesi         2018/1748 E.  ,  2019/4780 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki asıl alacak- birleşen menfi tespit davasının, bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada bir kısım davalılar vekili Av. ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
    - K A R A R -
    Asıl dava, zamanaşımına uğramış ve imzası inkar edilmiş bonodan doğan alacağın faiziyle birlikte tahsili talebine ilişkindir.
    Asıl davada davalılar vekilleri, senedin muvazaalı olarak düzenlendiğini belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
    Birleşen davada davacılar vekili, davalının lehdar, davalıların miras bırakanı ...’nın keşideci olduğu, dava konusu bonodaki keşideci imzasının davacıların mirasbırakanına ait olmadığını, ayrıca bu bononun davacılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, hatta davalı ...’nin davacıların üvey teyzesi olup kendi yeğenleri olan mirasçılar aleyhine dava açmadığını ileri sürerek, davacıların bono nedeniyle davacıya borçlu olmadığının tespitini, bononun iptali ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
    Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini ve davacılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece asıl dava yönünden bozmaya uyularak ve birleşen dava yönünden esasa dair yapılan yargılama sonucunda, asıl dava konusu bonodaki keşideci imzasının davalıların murisi ..."ya ait olduğu, ancak davalıların birleşen dava ile muvazaa nedeniyle menfi tespit talebinde bulundukları, yargılama aşamasında toplanan delillere göre dava konusu yapılan senedin muvazaalı olarak düzenlediği, muvazaa iddiasının her türlü delille kanıtlanabileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen davada tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3078 esas ve 2017/4180 karar sayılı ve 25/05/2017 tarihli ilamı ile “Asıl dava alacak davası, birleşen davaysa muvazaa sebebiyle açılmış menfi tespit davasıdır. Dava konusu olan senette keşidecinin ... olduğu ve bu şahsın dava tarihinden önce öldüğü, mirasçılara karşı alacak davası açıldığı ve birleşen davanın da mirasçılar tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından murisin başka bir mirasçılarının da olduğu tespit edilmiştir. Miras şirketine mümessil tayin edilmeden veya mirasçıların tümüne karşı dava açılmadan veya açılan davaya diğer mirasçıların muvafakati alınmadan dava görülemez. Mahkemece muris ...’nın mirasçıları belirlenip, bu miras şirketine mümessil tayini için süre verilip ya da tüm mirasçılara karşı dava açılması ve birleşen davacıların açtığı davaya muvafakatlerinin sağlanarak taraf teşkili yapıldıktan sonra işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın reddine, muvazaa nedeniyle bononun iptali talebi ile açılan birleşen davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada bir kısım davalılar vekili Av. ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Asıl davada bono lehdarı ... tarafından bono keşidecisinin bir kısım mirasçıları aleyhine açılan alacak davası olup, bozma kararı doğrultusunda diğer üç mirasçısının davaya dahil edilerek asıl davada taraf teşkilinin sağlanması mümkündür.
    Birleşen dava, bono keşidecisinin yedi mirasçısı tarafından lehdara karşı açılmış muris muvazaası nedeniyle menfi tespit davası olup bu davaya, üç mirasçının dahili davalı olarak ilk davayı açanlara katılması usulen mümkün değildir. Bu üç davacının davaya muvafakatı olmadığı da dosyadan anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece birleşen dava davacılarına miras şirketine mümessil tayini için mehil verilip birleşen davanın miras şirketi mümessili eliyle devamı gerekirken bozma kararına yanlış anlam verilerek usule aykırı taraf teşkili sağlamaya çalışılıp neticede birleşen dava yönünden davacının taraf ehliyeti sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle hükmün temyiz eden taraflar lehine bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada bir kısım davalılara iadesine, 15/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi