16. Ceza Dairesi 2019/11746 E. , 2021/4389 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1, TCK’nın 221/4-son, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ...’in TCK’nın 223/2-e uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükümlerin, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmakla tüm sanıklar hakkındaki hükümlere ilişkin olarak;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ...’in duruşmalı inceleme isteminin, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, diğer talepler yönünden ise tayin olunan cezaların süreleri itibariyle yasal şartlar oluşmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan;
I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda
şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK"nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Sanığın yakalandığı sırada kendisinde ele geçen ve adli emanetin 2018/649 sırasında kayıtlı bulunan TL ve döviz cinsi paraların suçun işlenmesine tahsis edilmesi veya suçtan elde edilmesi sabit olmadığı halde iadesi yerine, yazılı şekilde müsadereye hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK"nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sanığa ait 10-c bendinin ikinci paragrafının hükümden çıkartılıp yerine "sanıkta ele geçen ve adli emanetin 2018/649 sırasında kayıtlı bulunan TL ve döviz cinsi paraların koşulları oluşmadığından müsadere isteminin reddi ile sanığa iadesine" ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... yönünden yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK"nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK"nın 61/3. maddesine aykırı davranılması,
b)Sanıkların dosyaya yansıyan eylemleri nazara alındığında, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirterek bu kapsamda örgütteki kaldıkları süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulundukları anlaşılan sanıklar hakkında verdikleri bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulundukları aşama nazara alınarak TCK"nın 314/2 ve 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK"nın 221/4-2. maddesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken
yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK"nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerde 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikin yanında, TCK 61/3 maddesi gereğince suçun unsuru olan hususların temel cezanın belirlenmesinde esas alınamayacağına ilişkin düzenleme de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun şekilde alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b)Sanığın dosyaya yansıyan eylemleri nazara alındığında, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütte kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulunduğu anlaşılan sanık hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak TCK"nın 314/2 ve 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK"nın 221/4-2. maddesi gereğince üst hadden indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,
3-Sanıklar Muhammed Ünal, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların dosyaya yansıyan eylemleri nazara alındığında, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirterek bu kapsamda örgütteki kaldıkları süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulundukları anlaşılan sanıklar hakkında verdikleri bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulundukları aşama nazara alınarak TCK"nın 314/2 ve 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK"nın 221/4-2. maddesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,
4- Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK"nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK"nın 61/3. maddesine aykırı davranılması,
5- Sanık ... yönünden yapılan incelemede,
Sanık hakkında beyanda bulunan tanıklar İlyas Özkan ve ...’nın mahkemece tanık sıfatıyla yeniden detaylı dinlenerek sanığın eylemleri hakkında bilgi ve görgülerinin sorulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
6-Sanıklar ..., ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanıkların, yargılama aşamasında kendilerinin seçtikleri müdafileri bulunmadığı gibi CMK"nın 156. maddesi gereğince de re"sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanıklara isnat edilen suçların niteliği dikkate alındığında, CMK"nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK"nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
7- Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanık müdafinin hükümden sonra vermiş olduğu 03/10/2019 tarihli dilekçesinde sanığın Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2019/1549 sayılı soruşturmada şüpheli olarak verdiği ve UYAP üzerinden dosyaya gönderildiği anlaşılan Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/98 esas sayılı dosyasının 30.01.2020 tarihli celsesinde tanık sıfatıyla vermiş olduğu ifadelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan edip bu kapsamda örgütle ilgili bilgiler verdiği ve teşhislerde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın yeniden sorgusu yapılmak suretiyle hakkında TCK"nun 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK"nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.