Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/8998
Karar No: 2016/4567
Karar Tarihi: 25.04.2016

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/8998 Esas 2016/4567 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2015/8998 E.  ,  2016/4567 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2015 tarih ve 2014/1218-2015/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, taraflar arasında 19/01/2011 tarihinde 1 yıl süreli opsiyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme içeriğine göre bu sözleşmenin davalı bankanın tek yanlı iradesiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin talebine karşın sözleşmenin banka tarafından iptal edilmediğini, esas olarak müvekkilinin sözleşme imzalanırken hataya düşürüldüğünü, bu hatanın davalı Banka"nın hileli davranışlarıyla ortaya çıktığını, sözleşmenin imzalanması aşamasında gerekli aydınlatıcı bilginin verilmediğini ileri sürerek, 19/01/2011 tarihli opsiyon sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının banka nezdinde bireysel müşteri sıfatını taşıdığı ve satıcı konumunda bulunduğu ancak yapılan işlem niteliğine ilişkin davacının ... kurulunun işlem yapılması için ön gördüğü ileri düzeyde türev ürünler lisansına sahip olmadığı ve ayrıca bu konuda eğitim almadığı, bu olgulara göre aksine oluşan risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, bir telefon görüşmesiyle davacının bilgilendirilme işleminin yapılmasının davacının konu hakkında tam bilgi sahibi olduğunu gösteremeyeceği, bu haliyle düzenlenen opsiyon sözleşmesinin davacıyı yeterli şekilde aydınlatmaktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, taraflar arasında akdedilen opsiyon sözleşmesinin hata ve hileye dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
    Hata halleri 6098 sayılı TBK"nun 31. maddesinde sınırlı olmaksızın beş bent halinde sayılmış olup, gerçekte üstlenmek istenilenden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istenilenden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradenin açıklanmış olması bu hallerden biri olarak düzenlenmiştir.
    Somut olayda, davacı davalı bankayla yaptığı türev işlemleri çerçeve sözleşmesi ile genel risk bildiriminin yapıldığını ancak, dava konusu opsiyon sözleşmesi bakımından banka yetkililerinin daha önce yapılan muhteviyatı farklı iki sözleşme ile güven yaratarak, üstlenilen riziko konusunda yeterince aydınlatılmadığı sözleşmeyi yapmaya teşvik edildiğini, böylece hataya düştüğünü iddia etmiştir.
    15/09/2010 tarihli türev işlemleri çerçeve sözleşmesinin “ risklerin sadece müşteriye ait olduğu hususu” başlıklı 4.3- d maddesi ile Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun “risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği; aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği; sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin kesin olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu; yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarruflarını türev işlemlere ilişkin yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli şekilde araştırma yapması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, dava konusu opsiyon sözleşme teyit formunda da kullanılan ürünün ana para korumalı olmadığı yazılıdır.
    Bu durumda türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımlar yapmadan önce, kendisine iletilen analizlerin subjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu anlaşıldığına göre, mahkemece yukarıda sözü edilen genel risk bildiriminin ve telefon görüşmelerinin dava konusu opsiyon işlemini aydınlatmadığına dair iddialarının ve hileli hareketler nedeniyle hataya düşüldüğünün de ispat edilemediği gözetilerek davanın reddi gerekirken, kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi