Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/16277
Karar No: 2007/9827
Karar Tarihi: 18.06.2007

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/16277 Esas 2007/9827 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğini iddia etmiş ve mahkeme bu iddiayı kabul etmiştir. Ancak davalı taraf bozma nedenleriyle temyiz istemiş ve Yargıtay da davalının temyiz isteklerini kabul etmiştir. Kararda, davacının ürün satışı yaptığı kişi, kurum ve kuruluşları açıklattırarak ürün bedelinden kesinti yapılıp yapılmadığını araştırmak gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca 2926 sayılı Yasa'nın tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunduğu vurgulanmış ve sigortalı olmak hak ve yükümlülüklerinden vazgeçmek mümkün olmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, hüküm bozulmuştur.
Kanun maddeleri:
- 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi
- 2926 sayılı Yasa'nın 2., 3., 5., 7., 9., 10. ve 36. maddeleri.
21. Hukuk Dairesi         2006/16277 E.  ,  2007/9827 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kütahya İş Mahkemesi
    TARİHİ : 21/09/2006
    NUMARASI : 1347-658

    Davacı, ilk prim kesintisi tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tesbitine  karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  kabulüne karar vermiştir.     
    Hükmün davalı  vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının 1.2.1997 tarihi ile dava tarihi olan 26.6.2006 tarihleri arasında kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışında tarım Bağ-Kur  sigortalısı  olduğunun  tesbiti istemine  ilişkindir.
    Mahkemece  istemin  kabulüne karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan  Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık  ve  Nüfus  İdareleri  kayıtları  ile  diğer  kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının  esas alınacağı  bildirilmiştir.  Bu kayıtların  tarımda  kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi  olduğu ortadadır.
    Yapılan incelemede davacının Ziraat Odası  kaydının 14.6.2006’dan başladığı , Tarım Kredi Kooperatifine ise ortak olmadığı,  üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu,  davacının sattığı ürün bedelinden ilk prim kesintisinin 27.01.1997 tarihinde yapılıp, 1999,2002,2003,2004,2005,2006 yıllarında da kesintilerinin bulunduğu 1997 yılında  41, 1998 yılında 28, 1999 yılında  51, 2000 yılında 16, 2004 yılında 37, 2005 yılında 172 gün 506 sayılı Yasa"ya tabi çalışmalarının olduğu,  anlaşılmıştır. 
    Mahkemece kesintinin bulunduğu 1.2.1997-31.12.1999 ve1.6.2002-26.6.2006 dönemleri yönünden 506 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğu süreler dışlanmak süretiyle verilen tesbit kararı yerinde ise de prim kesintisinin ve başkaca kaydının bulunmadığı 2000 ve2001 yılları yönünden 2926 sayılı Yasa"nın 10. maddesinde belirtilen kayıtların varlığı  araştırılmaksızın sonuca gidildiği  görülmektedir.
    Yapılacak İş; davacıya  ihtilaf  konusu olan 01.01.2000-31.12.2001 döneminde  ürün satışı yaptığı kişi,  kurum ve kuruluşları  açıklattırmak  bu kişi, kurum ve  kuruluşlardan  ürün bedelinden  prim kesintisi  yapılıp  yapılmadığını  sormak, yapılmış  ise belgelerini getirtmek ,bu yıllarda da 2926 sayılı yasanın10.maddesinde belirtilen koşulların olup olmadığını araştırarak, gelen belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ,506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki  olgular  gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması  usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.   
    O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi