Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/17309
Karar No: 2007/9877
Karar Tarihi: 19.06.2007

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/17309 Esas 2007/9877 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, SSK’lı günler haricinde itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit edilmesini istemiştir. Mahkeme, davacının isteğini kabul etmiştir. Ancak, davalı, temyiz isteğinde bulunmuştur. Mahkeme, davalının temyiz itirazlarını reddetmiş ve davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu tespit etmiştir. Ancak, davacının zirai faaliyeti kanıtlanamamıştır. Bu nedenle, Tartışmalı döneme ilişkin istem kabul edilemez bulunmuştur. Davacının zirai arazisinin varlığı ile Y. K. Kooperatifine ortaklık tarihi araştırılmalı ve deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.
2926 sayılı Kanun, sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerini en geç üç ay içinde yaptırmalarını zorunlu kılmıştır. Sigortalıların bu süre içinde kayıt ve tescillerini yapmamaları durumunda hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Kanuna göre, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlar arasında 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışınd
21. Hukuk Dairesi         2006/17309 E.  ,  2007/9877 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kütahya İş Mahkemesi
    TARİHİ : 18/10/2006
    NUMARASI : 407-713

    Davacı, 1.5.1994-1.5.2006 tarihleri arası SSK"lı günler haricinde itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının ilk tevkifat kesintisinin yapıldığı tarihi takibeden aybaşı olan 1.5.1994 tarihinden kayıt ve tescil edildiği 1.5.2006 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan  Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının  esas alınacağı  bildirilmiştir.  Bu kayıtların  tarımda  kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi  olduğu ortadadır.          
    Yapılan incelemede davacının sattığı ürün bedelinden ilk kesintinin Nisan 1994 tarihinde yapıldığı, 2000, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında kesintilerin bulunduğu, 19.4.2006 tarihinde Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, Y.K. Kooperatifine ortak olmakla birlikte giriş tarihinin mahkemece araştırılmadığı, tapuda kayıtlı zirai arazisinin bulunup bulunmadığının arıştırılmadığı, diğer zirai amaçlı kooperatiflere kayıtlı olmadığı, 1997 yılında 202 gün 506 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğu, 1.5.2006 tarihinde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği görülmektedir.Mahkemece davacının prim kesintisinin bulunduğu 1.5.1994-31.12.1994, 1.1.2000-1.5.2006 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi doğru ise de kesintinin bulunmadığı ve zirai faaliyetin kanıtlanamadığı 1.1.1995-31.12.1999 döneme ilişkin istemin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Yapılacak iş; davacının zirai arazisinin bulunup bulunmadığı, davacının Y. K.Kooperatifine ortaklık tarihinin araştırılarak varsa davacıya 1.1.1995-31.12.1999 tarihleri arasında ürün sattığı kişi veya kuruluşları açıklattırmak bu kişi veya kuruluşlardan ürün bedelinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığını sormak, varsa belgelerini getirmek tüm deliller birarada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktır.   
    O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi