20. Hukuk Dairesi 2016/10473 E. , 2017/9716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli ... ili, ... ilçesi, ... mevkii, 7255 parsel sayılı 17520 m² yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, yörede 2012 yılında 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarında 12742 ada 57 parsel sayılı 17329,21 m² yüzölçümü ve malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilerek işlem görmüştür.
Davacı ... Yönetimi, askı ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde açmış olduğu davada, yenileme çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümüne ait uygulamanın iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; yenileme kadastro tespitine itiraza ilişkin olarak açılan ve sübut bulmayan davanın reddine; taşınmazın tarla vasfı ile yenileme tespitindeki gibi 17329,21 m² yüzölçümüyle tapu kütüğüne tesciline, mülkiyet ve tasarruf iddiasına yönelik olarak açılan davada kadastro mahkemesi görevli olmadığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.01.2014 gün ve 9523 - 1060 sayılı kararı ile onandıktan sonra, dosya asliye hukuk mahkemesine aktarılmış, mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın (A) harfi ile işaretli 651,40 m² bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3302 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 29/11/2007 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 21/01/1967 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu ile 17/01/2013 - 15/02/2013 tarihleri arasında ilân edilen 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları vardır.
Mahkemece, çekişmeli 12742 ada 57 (eski 7255) parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile işaretli 651,40 m² bölümünün 2008 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de karar dosya kapsamına uygun değildir.
Kadastro mahkemesince yapılan keşif sonucu, tüm dosya kapsamı ve özellikle dairenin 05.10.2015 günlü geri çevirme kararı üzerine hazırlanan 01.07.2016 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; çekişmeli taşınmazın kuzeyinde bulunan ... köyü 12564 ada 81 sayılı parselin 1967 yılında yapılan arazi kadastrosunda mera olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 1990 yılında arsa olarak cins değişikliği yapıldığı, 2005 yılında ağaçlandırılmak üzere Çevre ve Orman Bakanlığına (Orman ve Su İşleri Başkanlığı) tahsis edildiği ve ağaçlandırıldığı, ağaçlandırma nedeniyle sonradan 18.03.2005 tarihli şekli ve hukukî noksanlıkları inceleme tutanağı ile orman sınırı içine alındığı ve orman kadastrosunun bu şekilde kesinleştiği, orman sınırının 81 parsel sayılı taşınmazın tapulama sınırını takip ettiği, güney sınırının yol olduğu, 57 sayılı parselin ise yolun daha güneyinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Çekişmeli 57 parsel sayılı taşınmaz, 81 sayılı parselin çap sınırı dışında ve dolayısıyla orman sınırının da dışında olup, her ne kadar çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer, kesinleşen orman kadastro haritasında yeşile boyanmış ise de tutanak ile haritanın çeliştiği durumlarda tutanağa değer verilmesi gerekir. Bu durumda. 57 parsel sayılı taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığı anlaşıldığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 21/11/2017 günü oybirliğiyle karar verildi.