Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/17397
Karar No: 2007/9893
Karar Tarihi: 19.06.2007

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/17397 Esas 2007/9893 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


D.K. isimli çalışan, davalı işveren yanında 1993-23.06.2004 tarihleri arasında çalıştığını ve çalışmalarının sigorta kurumuna bildirilmediğini iddia ederek işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilk olarak davacının vazgeçme beyanına dayanarak feragat sebebiyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak, feragatın sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulamaz ve feragat edilemez bir hak olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı olduğuna karar verildi. Sigortanın hem bir hak hem de bir yükümlülük olduğu belirtilerek, çalışanların sigortalı olmaktan kaçınamayacağı ve sigorta hakkından vazgeçilemeyeceği vurgulanmıştır. Bu nedenle, mahkeme kararı bozulmuştur.
Kanun maddeleri:
- 1982 Anayasa'nın 12. maddesi: Herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilemez ve vazgeçilemez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
- 1982 Anayasa'nın 60. maddesi: Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 6. maddesi: Çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğ
21. Hukuk Dairesi         2006/17397 E.  ,  2007/9893 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi      : Yumurtalık Asliye Hukuk ( İş)  Mahkemesi
    Tarih                : 16.06.2005
    No                    : 167-271  
     
    Davacı,  davalı işveren nezdinde 1993-23.06.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline  karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.
    Hükmün, davacı  vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren yanında 01.01.1993-23.06.2004 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürerek davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
    Mahkemece davacı D.K.nın  16.06.2006 tarihli celsesinden vazgeçme beyanına dayanılarak feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık sigortalılık süresinin tesbitine ilişkin bu tür davalardan feragat edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
    Davaya  son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat davanın taraflardan birinin (davacının) netice-i talebinden vazgeçmesidir. Feragat ile yanlış mevcut davadan değil o dava ile istenilen haktanda vazgeçilir. Davadan feragat sonucunda feragata konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz. 1982 Anayasa"sının 12.maddesine göre "herkes kişiliğine bağlı dokunulamaz devir edilemez vazgeçilemez temel hak ve hürriyetlere sahiptir." 60.madde ise "herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir" hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa  sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulamaz ve feragat edilemez hak olduğu sonucuna ulaşılır.
    506 sayılı Yasa"nın 6. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu bu suretle sigorta olmak hak ve yükümlülüğünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerinin azaltmak veya başkasına devretmek yoluyla hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak kişi bakımından hem bir hak hemde yükümlülüktür.
    Mahkemece davanın yukarıda açıklanan hukuksal niteliği göz önünde tutularak işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Dairemizin giderek Yargıtay"ın yerleşik uygulamaları bu yöndedir. (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2004/12345, 2005/817 K; 8.12.2005  günlü kararı, Hukuk Genel Kurulu"nun 11.2.2004 gün 2004/21-54E.2004/54 K.)
    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi