1. Hukuk Dairesi 2017/1728 E. , 2017/6750 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.12.2014 gün ve 2014/377 Esas 2014/548 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 22.12.2016 gün ve 2016/14619 Esas 2016/11391 Karar sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, müşterek muris ...’ın sağlığında oğlu ..."ye dava konusu 697, 1689, 313, 3341 parsel sayılı taşınmazları ve 2945 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını; oğlu ..."e 372 parsel sayılı taşınmazı, 1546 ve 2945 parsel sayılı taşınmazlardaki ½ payı ile 3355 parsel sayılı taşınmazdaki 78228/92932 payını temlik ettiğini, anılan temliklerle ilgili açılan tapu iptal ve tescil istekli davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2007/177 E. 2010/48 K. sayılı kararı ile kabulle sonuçlandığını, iptal tescil hükmünün kayıtlara yansıtıldığını, muvazaalı işlemin yapıldığı andan itibaren geçersiz ve davalıların fuzuli şagil durumunda olduğunu ileri sürerek, 10.000 TL ecri misilin her yılın hasat dönemi sonu olan 01 Ekim tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müşeterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “mirasbırakanın sağlığında oğlu ... ve ..."e taşınmazlardaki payını temlik ettiği, anılan temliklerle ilgili davacılar tarafından açılan tapu iptal ve tescil istekli ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2007/177 E. 2010/48 K. sayılı davanın kabulle sonuçlandığı, iptal tescil hükmünün kayıtlara yansıtıldığında muvazaalı işlemin yapıldığı andan itibaren geçersiz olacağı ve muvazaalı işlemin tarafı olan davalıların da iyiniyetinden sözedilemeyeceğinden ecrimisile hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bilirkişi tarafından taşınmazların tümü için belirlenen ecrimisil miktarından davacıların payına isabet eden bedele hükmedilmesi gerekirken, davacıların payını aşacak şekilde taşınmazların tümü yönünden hesaplanan ecrimisile hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı”, gerekçesiyle bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairenin 22.12.2016 tarih ve 2016/14619 Esas 2016/11391 Karar sayılı ilamı ile sadece davalıların temyiz itirazı gözetilerek "Dava konusu 1546 ve 3355 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, alınan ek bilirkişi raporunda davacıların 1546 parselde 1/16, 3355 parselde 19557/185864 payını aşacak şekilde 3/24 pay üzerinden hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle ikinci kez bozulmuş, ancak hükmü davacılarda temyiz ettikleri halde, davacıların temyiz itirazları inceleme konusu yapılmamıştır.
Gerçekten de mahkemece çekişme konusu 697, 1689, 313, 3341, 372 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Bunun yanında 2945 parsel sayılı taşınmaz bakımından yazılı şekilde karar verilmesi de doğrudur.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda herbir taşınmaz için davacıların payı oranında hesaplama yapılmış olup belirlenen bu miktarlara hükmedilmesi gerekirken hükümde ayrıca "davacılara ..."ın veraset ilamındaki miras payları oranında verilmesine," ibarelerine yer verilmiş olması infazda tereddüt yaşatacak niteliktedir.
Değinilen hususlar davacılar vekilinin karar düzeltme isteği sonucunda yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 22.12.2016 tarihli, 2016/14619 Esas, 2016/11391 Karar sayılı bozma ilamına; "2945 parsel sayılı taşınmaz bakımından da yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur, davalıların bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ecrimisil davacıların payı oranında belirlendiğinden hükümde ayrıca miras payları oranında tahsiline denmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir ibareside eklenmek suretiyle yerel mahkemenin 26.12.2014 tairhli, 2014/377 Esas, 2014/548 Karar sayılı kararının HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, sair karar düzeltme istekleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, alınan peşin harcın yatırana iadesine, 23.11.2017 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.