21. Hukuk Dairesi 2015/34 E. , 2015/15057 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılar vekili ile davalı ..."nin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 03.05.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş yararına 58.961,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, davacı çocuk Nisanur yararına 21.860,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk.. yararına 12.447,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk .. yararına 18.288,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk..yararına 9.402,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk.. yararına 3.453,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi, davacı anne ve baba yararına ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 03.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı işverenden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davalı ..."nin yapımı yürüttüğü inşaatın kaba işlerini(kalıp, demir, beton) sözleşme ile dava dışı . Konut . verdiği, müteveffa sigortalının dava dışı alt işveren ..işçisi olarak inşaatta demir işlerinde çalışırken vinç ile taşınan demirin halattan koparak üzerine düşmesi sonucu vefat ettiği, hükme esas bilirkişi kusur raporunda davalı asıl işverenin % 10, dava dışı alt işverinin % 58, dava dışı Mehmet Satar"ın % 1, dava dışı ...."nın % 1, müteveffa işçinin % 30 oranında kusurları olduğunun belirtildiği, Mahkemece 30.10.2013 tarihli hesap raporunda tespit edilen maddi zarar miktarları doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu zararlandırıcı olay nedeniyle davacıların alt işveren ..."ye karşı açtıkları ... 7. İş Mahkemesi"nin 2007/1092 Esas 2010/719 karar sayılı maddi ve manevi tazminat davasında; kusur ve hesap bilirkişi raporları alındıktan sonra davacı eş ... için 33.608,00-TL maddi, çocuk ... için 8.310,00-TL maddi, çocuk... ... için 4.674,00-TL maddi, çocuk ... için 1.581,00-TL maddi, çocuk..için 2.757,00-TL maddi, çocuk ..için 3.027,00-TL maddi tazminatın, davacı eş ... için 30.000,00-TL manevi, çocuk ... için 20.000,00-TL manevi, çocuk ... için 20.000,00-TL manevi, çocuk ... için 20.000,00-TL manevi, çocuk.. ... için 20.000,00-TL manevi, çocuk ... için 20.000,00-TL manevi, anne ... için 15.000,00-TL manevi, baba ... için 15.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 213.957,00-TL tazminatın olay tarihi olan 03.05.2007 tarihinden itibaren faizi ile alt işveren ...."nden tahsili ile davacılara verilmesine, davacı anne ve baba için talep edilen manevi tazminat yönünden fazla talebin reddine, davacı vekilinin ..i. hakkında açmış olduğu davadan feragat etmesi nedeniyle bu şirket yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, iş bu kararın Dairemizin 11.06.2012 tarih 2011/3108 esas 2012/10640 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, ilama dayanan alacak nedeniyle davacılar tarafından alt işveren ... aleyhine başlatılan ... 1. İcra Dairesi"nin 2011/792 numaralı takip dosyasında harhangi bir tahsilat yapılamadığının ve 22.12.2012 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığından belirtildiği anlaşılmaktadır.
Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. nun 50. maddesi, ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. nun 51. maddesi uyarınca (TBK’nun 61. Maddesi) ve aynı Yasanın 142. (TBK’nun 163.) maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebilir. Teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanmak için, zarara uğrayanın, daha geniş bir deyimle alacaklının talebi gereklidir.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu da "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu"nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.... .. aleyhine dava açmaları hukuken olanaklıdır. Ancak bu durumda mahkemece hüküm kurulurken mükerrer ödemeyi ve tahsili doğuracak durumlardan kaçınılması gerekecektir. Şu halde, mahkemece dava konusu zararlandırıcı olay nedeniyle ... 7. İş Mahkemesi"nin 2007/1092 Esas 2010/719 karar sayılı dosyasında davacılar yararına hüküm altına alınan ve icra takibine konu edilen maddi ve manevi tazminat miktarları için davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesi gerekirken, yeni hesap raporu alınarak ıslah talebini de kapsayacak ve tahsilde tekerrüre neden olacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; davalı asıl işveren yönünden, dava dışı alt işveren aleyhine açılan ... 7. İş Mahkemesi"nin 2007/1092 Esas 2010/719 karar sayılı dosyasında davacılar yararına hüküm altına alınan ve icra takibine konu edilen maddi ve manevi tazminat miktarları için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesinden ibarettir.
3- Öte yandan, davalı ...Ş. yönünden davaya konu riskleri üstlendiğine dair herhangi bir poliçe ibraz edilemediğinden davanın husumetten reddine karar verilmiş olması nedeniyle, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalı yararına tek bir maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, her bir davacı yönünden ayrı ayrı olmak üzere nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri kapsayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.