Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/221
Karar No: 2019/2140
Karar Tarihi: 19.03.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/221 Esas 2019/2140 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/221 E.  ,  2019/2140 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi


    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince duruşmalı olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19/03/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... geldi. Davacı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
    K A R A R
    1-Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırı, karar tarihi itibariyle 41.530,00 TL’dir.Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesi ile toplam 166.805,22 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi"nin 07/11/2017 tarihli kararıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Buna göre, temyiz konusu edilen manevi tazminatın miktar itibariyle temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp, davalının bu yöndeki temyiz itirazlarının 6100 sayılı HMK."nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİNLİKTEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
    2-Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
    A) Davacı İstemi;
    Davacı vekili, davacının davalı şirket bünyesinde inşaat şantiyesinde sıva ustası olarak çalışırken 02/12/2006 tarihinde vinç içerisinden dış cephe sıva işi yaparken vincin piminin kırılması sonucu 13 metre yükseklikten düşerek yaralandığını, sol febua kemiğinin kırıldığını, iç kanama geçirdiğini, davacıya platin takıldığını ve dalağının alındığını belirterek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabı;
    Davalı vekili, iş kazasının davacının kusurundan kaynaklandığını, 22/05/2007 tarihli ibraname ile iş kazası nedeniyle alacağının bulunmadığını bildirdiğini, 13/08/2008 tarihli hastane raporunda davacıda özür oluşturabilecek herhangi bir patoloji saptanamadığının bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    C) İlk Derece Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi;
    İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    GEREKÇE
    "Olay; 02.12.2006 günü saat 09:00 sıralarında işverenin yüklenimindeki 100.Yıl Mahallesi Toki inşaat şantiyesinde cami inşaatının çatı altındaki saçaklık tabir edilen dar bir şerit bölgesinin sıvanması işinin yapılması sırasında kamyon üzerine montajlı bomlu bir vincin ucuna takılan ve yüksek katlara malzeme çıkarmakta kullanılan çelik sepete saha çavuşunun onayı ile sıvacı ustası davacı ..."ya bildirilerek saçıklık altına kadar yaşlaşık 17 metre yükseltilip ... yanındaki harç teknesinden aldığı harcı çatı altını sıvamakta iken çelik sepetin bağlantı piminin birisinin kopması sonucu sepetin yan tarafa doğru eğilmesi, bu burkulma sonucunda diğer taraftaki pimin de burkulmaya dayanamayarak kopması sonucunda 100 kg."lık sepet ile birlikte içindeki sıvacı davacının yere düşmesi ve yaralanması şeklinde olayın gerçekleştiği anlaşılmaktadır.SGK İŞ müfettişi tarafından düzenlenen rapora göre olayda işveren ... İnş.San.Tic. A.Ş."nin %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.Diğer yandan Mahkememizce alınan bilirkişi kurulunun 05.02.2015 tarihli kusur raporunda da işveren davalı ... İnş.San.Tic.A.Ş."nin %100 oranında kusurlu olduğu, davacı işçinin olayda kusursuz olduğu belirlenmiştir... SGK İl Müdürlüğünden alınan yazı cevaplarından; davacıya %39,2 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden 11.06.2007 tarihinden başlamak üzere sürekli işgöremezlik geliri bağlandığı ve ilk peşin sermaye değerinin 73.101,48 TL olduğu, ayrıca 13.08.2007-11.11.2007 dönemi için 702,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği verildiği anlaşılmaktadır.Hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın talep edebileceği maddi tazminat miktarı 166.805,22 TL olarak belirlenmiştir.Davacı taraf 26.08.2016 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 166.805,22 TL olarak ıslah etmiştir.
    Mahkememizce yapılan yargılama, SGK kayıtları, işyeri sicil dosyası, bilirkişi raporları, dava dilekçesi, ıslah dilekçesi, cevap dilekçesi ve toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek; az yukarıda anlatıldığı üzere davalı iş yerinde meydana gelen davaya konu iş kazasında davalı tarafın tamamen kusurlu olduğu, davacıya %39,2 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden 11.06.2007 tarihinden başlamak üzere sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı ve ilk peşin sermaye değerinin 73.101,48 TL olduğu, ayrıca 13.08.2007-11.11.2007 dönemi için 702,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği verildiği, yapılan bu ödemeler indirildikten sonra; SGK kayıtları, kusur raporu, hesap bilirkişisinin raporu, toplanan tüm deliller, olay nedeniyle duyulan acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları, olay tarihindeki paranın alım gücü, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde;
    a) Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile; toplam 166.805,22 TL maddi tazminatın davacı tarafın talebi de dikkate alınarak 6.000,00 TL"lik kısmının dava tarihinden itibaren geriye kalan kısımının ise ıslah tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
    b)Manevi tazminat talebi bakımından; davanın kabulü ile toplam 5.000,00 TL manevi tazminatın 02.12.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,Karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
    D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi;
    Bölge Adliye Mahkemesi"nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    GEREKÇE
    "Dairemizce dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacının davalı şirket bünyesinde sıva ustası olarak çalışırken 02/12/2006 tarihinde vinç içerisinden dış cephe sıva işi yaparken vincin piminin kırılması sonucu 13 metre yükseklikten düşerek yaralandığı, sol febua kemiğinin kırıldığı, iç kanama geçirdiği, platin takıldığı ve dalağının alındığı, SGK müfettiş raporunda olayın iş kazası olduğunun ve davalının %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, SGK sağlık kurulu raporuna göre davacının %39,2 oranında malul kaldığı,mahkemece alınan 3 kişilik heyet raporunda da davalının % 100 kusurlu bulunduğu, hükme esas alınan raporda davacının karşılanmamış gerçek zararının usulünce hesaplandığı, SGK’ya bildirilen ücretin asgari ücrete oranı üzerinden belirlenen ücret üzerinden sonuca gidilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davalının % 100 kusuru gözetildiğinde SGK tarafından bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile geçici iş göremezlik gelirinin tamamının rücu suretiyle işverenden tahsil edileceği anlaşılmakla rücu kapsamı dışında kalan bir tutar bulunmadığından bu gelirlerin maddi tazminattan mahsup edilmemesinin yerinde olduğu, raporda davacı adının yanlış yazılmasının sonuca etkili olmadığı, doğum tarihinin 01/01/1967 yerine 01/01/1965 olarak esas alınmasının ise maddi tazminat miktarının daha yüksek tespit edilmesine etkili olması nedeniyle davalı lehine olmakla ve davacı istinafı bulunmadığından dikkate alınmayacağı, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde 13/08/2008 tarihli hastane raporunda davacıda özür oluşturabilecek herhangi bir patoloji saptanamadığı belirtilmekle birlikte SGK Sağlık Kurulu’nun raporunun dosyaya eklenmesinden sonraki aşamalarda, hesap raporuna itirazında ve tüm dosya kapsamında açıkça maluliyet oranına itiraza ilişkin bir beyanda bulunulmadığı,bu haliyle maluliyet oranına usulünce itiraz edildiğinin kabul edilemeyeceği anlaşılmış, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir."
    E) Temyiz Nedenleri;
    Davalı taraf temyiz dilekçesi ile maluliyet oranı, bakiye ömür hesabı, kusur durumu, ücret, kurum ödemelerinin hesaplanan zarardan tenzili ve manevi tazminat noktalarından hükmü temyiz etmiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    İlk derece mahkemesince yukarıda açıklandığı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya kapsamından, iş kazası sonucu davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %39,20 olduğu, iş kazasının meydana gelişinde davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince, maddi zararın belirlenmesi sırasında bilirkişi tarafından hesaplanan zarar tutarından davalı işverenin %100 kusurlu bulunduğundan bahisle davacıya iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri düşülmeden sonuca gidildiği görülmektedir. Varılan bu sonuç yerinde değildir.Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
    Adalet Komisyonu"nun 55. madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”Öteyandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay"ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
    Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya bakılacak olursa, davacıya ödenen geçici işgöremezlik ödeneğinin Kurum tarafından tekrar davacıya borç kaydedilmesi nedeniyle bu ödeneğin tenzili mümkün değildir. Ancak, işverenin kazanın meydana gelişinde %100 kusurlu olduğu dikkate alındığında, davacıya Kurumca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamının hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda belirlenen zarar tutarından indirilmesi gerekirken, yazılı şekilde indirim yapılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmalı ve ilk derece mahkemesi hükmü bozulmalıdır.SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, davalı yararına takdir edilen 2.037,00TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi