16. Hukuk Dairesi 2015/18113 E. , 2017/8565 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 500 parsel sayılı 7600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 116 ada 7 parsel numarasıyla ve 7.080,79 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. .... Otelcilik ve Ticaret A.Ş. adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1289, 1291, 1290, 495 ve 496 parsel sayılı sırasıyla 536.88, 1.932.63, 514.61, 930 ve 1270 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 116 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 parsel numarasıyla ve sırasıyla 536.88, 1.932.64, 514.72, 989.17 ve 1.243,03 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiş, 24.12.2004 tarihinde 116 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar tevhid edilerek 116 ada 13 parsel sayılı taşınmaz numarasını almış, aynı tarihte 116 ada 13 parsel sayılı taşınmazdan ifraz ve yola terk ile 275 ada 1 ve 276 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur. Davacı ..., yenileme kadastrosu sırasında ve imar uygulaması sonucunda kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalıya ait taşınmazlardan ve yoldan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile harita mühendisi bilirkişi .... tarafından düzenlenen 02.02.2014 tarihli krokide (B) harfi ile gösterilen 390,66 metrekarelik kısmın, (A) harfi ile gösterilen 18,78 metrekarelik kısmın, (D) harfi ile gösterilen 1,61 metrekarelik kısmın, 116 ada 7 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tesciline ve aynı krokide (E) harfi ile gösterilen 276 ada 1 parsel içerisinde yer alan 6,54 metrekarelik kısmın 116 ada 7 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 02.02.2014 tarihli rapor ve krokide (B), (A), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen yerlerin davacı adına kayıtlı taşınmazın içerisinde yer alması gerekirken (E) harfi ile gösterilen yerin 276 ada (tevhid işlemi sonucu 276 ada 5) 1 parsel, diğer yerlerin ise yol içerisinde kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki; 02.02.2014 tarihli raporda gösterilen yolun tesis kadastrosu sırasında paftasında mevcut olup olmadığı raporda açıklanmadığı gibi, yenileme kadastro paftası, imar durumu ve tesis kadastro paftası da çakıştırılmaksızın düzenlenen soyut ve yetersiz rapora dayanılarak, ayrıca mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanık dinlenmeden eksik incelemeyle karar verilmiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle tesis kadastrosu, yenileme kadastrosu ve imar uygulamasının hangi tarihlerde yapıldığı ilgili yerlerden sorularak tesis kadastrosuna ait pafta, hesap cetveli, ölçü çizelgesi, yenileme kadastrosuna ait pafta ile imar uygulamasına ait karar, harita ve ekleri, dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazlara ait ifraz, tevhit, vs işlemlere ait tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yeniden tarafsız yerel bilirkişiler, tarafların göstereceği tanıklar ve fen bilirkişi huzuruyla keşif yapılmalı, yapılacak keşifte fen bilirkişisinden tesis paftası, yenileme paftası ile imar çalışmasına ilişkin haritanın çakıştırılması istenmeli, bu şekilde çakıştırılmış paftalar ve harita ile davacıdan davasının yenileme kadastrosu sonucu oluşan sınıra yönelik mi, yoksa imar uygulaması sonucu oluşan sınıra yönelik mi olduğu sorularak talebi açıklatılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının açıklığa kavuşturulan talebine göre zeminde mevcut olan sınırlar sorularak belirlenmeli, fen bilirkişisinden davacının açıklanan iddiasına göre ayrı ayrı tesis ile uygulama paftası ve imar haritası çakıştırılmak suretiyle davacı parselindeki eksilmenin nereden kaynaklandığını gösterir ayrıntılı rapor tanzim etmesi istenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve uygulama ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.