16. Hukuk Dairesi 2015/14289 E. , 2017/8629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ....Köyü çalışma alanında bulunan 439 ada 50 parsel sayılı 36.016,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış nedeniyle eşit hisselerle ... ve ...., aynı ada 59 parsel sayılı 2.729,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı sebeple ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazlar üzerindeki Hasan hissesinin yarı payına yönelik olarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, “mevzuatımızda mirasçılar arasında paya yönelik dava açılmasını engelleyici bir hüküm de bulunmadığı göz önüne alınarak, Mahkemece; davalının beyanları da nazara alınarak tarafların delilleri toplanmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 439 ada 50 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan yarı hissesinin, 1/2"sinin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 439 ada 59 sayılı parsel hakkındaki talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan çekişmeli 439 ada 50 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye nispi temyiz karar harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Davacı ... vekilinin 439 ada 59 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile yazılı hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli değildir. Davacı ..., dava dilekçesi ile taşınmazın yarı payının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendisine ait olduğunu iddia etmiş, yargılama sırasında taşınmazın babasından intikal olduğunu, babalarının sağlığında taşınmazı kendisine ve davalıya bıraktığını iddia etmiştir. Davalı ise çekişmeli taşınmazı Sarı Akar isimli üçüncü kişiden satın aldığını, terekeye dahil olmadığını, kaldı ki babasının sağlığında davacının payını verdiğini, taşınmazın kendisine ait olduğunu savunmuştur. Bozma ilamından önceki tarihte yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları ise, taşınmazın babalarından taraflara kaldığını beyan etmişlerdir. Mahkemece taşınmazın evveliyatı araştırılmadan, davalının satın alma savunması üzerinde durulmadan, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsizdir. Doğru sonuca ulaşabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, tarafların babalarına ait ise murisin sağlığında gerçekleşen bağış, satış gibi hukuki bir işlem ya da ölümünden sonra yapılan taksim ile taraflardan birine ya da her ikisine devredilip edilmediği, murisin sağlığında yapılmış bir işlem varsa bu işleme bağlı olarak zilyetliğin devredilip devredilmediği maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, davalının satın alma savunması araştırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.