Abaküs Yazılım
4. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/7983
Karar No: 2019/1023
Karar Tarihi: 24.01.2019

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/7983 Esas 2019/1023 Karar Sayılı İlamı

4. Ceza Dairesi         2018/7983 E.  ,  2019/1023 K.

    "İçtihat Metni"


    Kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde tehdit suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 106/1-2. cümlesi gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kamu görevlisine hakaret suçundan dolayı ise beraatine dair Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/221 esas, 2017/194 sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nün 16/02/2018 gün ve 94660652-105-10-10978-2017-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/02/2018 gün ve 2018/15222 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesi, Yargıtay 18. Ceza Dairesi"nin 13/11/2018 tarihli ve 2018/2405 esas, 2018/14840 sayılı görevsizlik kararıyla Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
    Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
    5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinde yer alan, “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın basit tehdit suçundan dolayı beraatine karar verilmiş olması karşısında, anılan maddenin somut olaya uygulanma imkânının kalmadığı, dolayısıyla basit tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 254. maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    I-Olay:
    Kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde tehdit suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 106/1-2. cümlesi gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kamu görevlisine hakaret suçundan dolayı ise beraatine dair Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/221 esas, 2017/194 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinde yer alan, “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın basit tehdit suçundan dolayı beraatine karar verilmiş olması karşısında, anılan maddenin somut olaya uygulanma imkânının kalmadığı, dolayısıyla basit tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 254. maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
    .2.
    II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
    Sanık ..."ın TCK"nın 106/1-2. cümlesine uyan tehdit eylemi yönünden, uzlaştırma işlemlerinin yapılmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
    III- Hukuksal Değerlendirme:
    Ceza Genel Kurulu"nun 29/05/2018 tarihli ve 2017/15-496 esas, 2018/246 sayılı kararında belirtildiği üzere; uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir" hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK"nın 253, 254 ve 255. maddelerinde ise, uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması hâlinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun"un ikinci maddesiyle, 5237 sayılı TCK"nın 73. maddesinin başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmış, 45. maddesiyle de aynı maddenin sekizinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, yine 24 ve 25. maddeleri ile CMK"nın 253 ve 254. maddeleri değiştirilmiştir. CMK"nın 5560 sayılı Kanun"un 24. maddesi ile değiştirilen 253. maddesinin üçüncü fıkrası; "(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez." biçimdeyken 09/07/2009 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun"un sekizinci maddesiyle anılan fıkraya "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" cümlesi eklenmiştir. 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun"un 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı "Uzlaştırma" olarak değiştirilmiş ve 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamındaki suçların sayıları artırılmış, TCK"nın 106. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit, aynı Kanun"un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık ve 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçları uzlaştırma kapsamına alınmış, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlara ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara
    .3.
    uygulanabilecek, bu uygulama sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacak, 5237 sayılı Kanun"un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Yerine getirilen hükümler yönünden ise, uzlaştırma sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir.
    Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
    Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
    İncelenen dosyada;
    Sanık ..."ın 30/04/2016 tarihinde katılan ..."e karşı gerçekleştirdiği ileri sürülen ve iddianamede "...şüphelinin depo şefi olan şüpheliyi telefon ile arayarak durumu bildirdiği, müştekinin ise şüpheliye sevk pusulası olmadan orman emvallerinin depoya kabul edilmeyeceğini söylemesi üzerine şüphelinin sinirlenerek müştekiye hitaben " ben depoya sevk pusulasız orman emvalini getireceğim ve emvali oraya yıkacağım, amına koduğumun oğlu, bekle beni ben şimdi oraya geliyorum amına koyduğumun çocuğu, o emvali araya dökeceğim sen de göreceksin " şeklinde hakarette bulunduğu, yaklaşık bir saat sonra da şüphelinin Tarla Başı Son Depo Şefliğinde bulunan müştekinin yanına giderek müştekiye hitaben " jandarmayı aramışsın al da benim telefonumdan ara, jandarma ım seni benden koruyacak, ben yanarsam senide yakarım, sen kimsin Dursunbey"de hiç mi karşılaşmayacağız, dünkü çocuğa mı eyvallah diyeceğim, sen göreceksin " şeklinde tehdit ettiği,..." biçiminde tanımlanan eylemleri nedeniyle TCK"nın 125/3(a) ve 106/1-2.cümle maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, yargılama neticesinde Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/221 esas, 2017/194 sayılı kararıyla sanığın, hakaret suçundan beraatine tehdit suçundan ise TCK"nın 106/1-2. cümle ve 52/2. gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, tehdit suçundan tayin olunan cezanın tür ve miktarı itibariyle hükmün kesin nitelikte olduğu, soruşturma aşamasında veya yargılama sırasında taraflardan herhangi birine uzlaşma teklifinde bulunulmadığı anlaşılmıştır.
    Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
    Uyuşmazlığa geçmeden evvel çözüme kavuşturulması gereken sorun, CMK"nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, sanık ..."ın TCK"nın
    .4.
    106/1-2. cümlesinde düzenlenen ve müstakil işlendiğinde, hem suç tarihi hem de karar tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunan tehdit suçunun, sanığın işlediği iddia olunan ancak yargılama neticesinde beraat hükmü kurulan ve uzlaştırma kapsamında bulunmayan kamu görevlisine hakaret suçuyla birlikte işlenip işlenmediğidir. Suçların birlikte işlenip işlenmediği hususunun, suçlar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı hususundan farklı olduğu kuşkusuzdur.
    Somut olayda, sanığın katılana önce telefonda hakarette bulunduğu, bu olaydan bir saat sonra ise katılanın yanına giderek tehditte bulunduğu ileri sürülmüş, yargılama sırasında hakaret suçundan beraat kararı verilmiş, tehdit suçundan ise mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Her iki olayın meydana geliş biçimi, meydana geldiği yerler ve olaylar arasındaki zaman aralığı nazara alındığında eylemler arasında bağlantı olduğu ancak birliktelik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde suçlar birlikte işlenmediğinden CMK"nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenlemenin sanık yönünden uygulanma imkanı da bulunmamaktadır. Bu durumda uzlaştırma yönünden her suç müstakil olarak değerlendirilmelidir. Sanığa isnat edilen ve hükümlülük kararı verilen TCK"nın 106/1-2. cümlesi kapsamındaki tehdit suçu, suç tarihinde uzlaştırma kapsamındadır. Ancak ne soruşturma aşamasında ne de kovuşturma aşamasında bu suç yönünden taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulmamış ve bu suretle yasaya aykırı davranılmıştır.
    Bu açıklamalar karşısında, yargılama neticesinde beraat hükmü kurulan ve uzlaştırma kapsamında bulunmayan kamu görevlisine hakaret suçuyla birlikte işlenmeyen ve suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunan TCK"nın 106/1-2. cümlesi kapsamındaki tehdit suçu yönünden uzlaştırma işlemleri yerine getirilmeden kurulan, sanık ..."ın TCK"nın 106/1-2. cümle ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/221 esas, 2017/194 sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
    IV-Sonuç ve Karar:
    Yukarıda açıklanan nedenlerle,
    Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/221 esas, 2017/194 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK"nın 309/4 maddesi gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 24/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi