20. Hukuk Dairesi 2018/4392 E. , 2019/2384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, ... Merkez ... Yeri Mevkii 126 ada 5 parseldeki 4 katlı binanın 5/6 hissesi müvekkilinin 1/6 hissenin ise davalının olduğunu, hissedarların gayrimenkulün taksiminde anlaşamamaları sebebi ile ortaklığın satış sureti ile giderilmesi istenilmiştir.
Mahkemece ortaklığın satış yoluyla giderilmesine dair 11/07/2014 tarihinde hüküm kurulmuş, davalı tarafın kanun yoluna başvurması üzerine dosya Yargıtay 18. Hukuk Dairesi tarafından incelenmiş, 2015/14035 E. - 2016/13150 K. sayılı ilam ile” kat mülkiyeti kurulmak sureti ile ortaklığın giderilip giderilemeyeceğinin araştırılmamış olması nedeniyle hüküm tesisinin isabetsiz, temyiz itirazlarının yerinde olduğunun kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davacının açmış olduğu dava konusu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin davanın reddine, 1-... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, 126 ada 5 nolu parseldeki kargir 4 katlı bina vasfındaki taşınmazın taraflar arasındaki fiili taksime göre; (14/03/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan numaralandırmaya göre) zemin kat 1 nolu dükkanın ..."na, zemin kat 2 nolu dükkanın ..."na, 1. katta bulunan dairenin ..."na, 2. katta bulunan dairenin ..."na aidiyetine karar verilerek ortaklığın kat mülkiyetine çevrilmek suretiyle giderilmesine, davalı ..."ndan ivaz ilavesi olarak talep halinde toplam 58.500,00.-TL"nin davacı ..."na ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ancak gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2015/14035 E. - 2015/13150 K. sayılı bozma ilamında “mahkemece öncelikle yapının ayrı ayrı ve müstakil olarak kullanılmaya elverişli bağımsız bölümler içerip içermediğinin, içeriyorsa bunların sayısının saptanması, her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi halinde davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin olup olmadığının taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılması, proje mevcut değil ise veya onaylı projeye aykırılıkların saptanması halinde ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre yapının mevcut haliyle imar mevzuatına ve bulunduğu yerin imar durumu ile fenne aykırılık oluşturmadığı veya imara ya da projeye aykırılıklar giderildiği takdirde onay verilebileceğinin saptanması halinde, öncelikle aykırılıkların giderilmesi, eksiklerin tamamlatılması daha sonra yapının fiili durumunu
yansıtan projenin hazırlattırılıp, ilgili imar müdürlüğünün onayının ve buna bağlı olarak oturma izin belgesinin alınması, ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de; dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı veya yapılarda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksime göre, taksim yoksa çekilecek kur"a ile önce her bir paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra arta kalan bağımsız bölümün pay oranları da gözetilmek suretiyle yine kur"a ile paydaşlara özgülenerek, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi ve yönetim planı gibi belgeleri paydaşların (tanınan süreye rağmen) imzalamaktan kaçınması halinde bunların imzalanmış sayılması suretiyle tahkikatın ikmal edilmesinden sonra kat mülkiyetine geçiş yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekir.” demek sureti ile ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak sureti ile giderilebileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, mahkemece her ne kadar ilgili belgeler tamamlanmış ise de taraflar arasında aynen taksime karar verilmiş, bağımsız bölümlerin arsa paylarının belirlenmek sureti ile tapuya şerhine karar verilmemiştir. Yine hüküm kısmında anataşınmaza ait yönetim planının da tapuya şerhine karar verilmemesi doğru değildir. Mahkemece tarafların ivaz ilavesine itirazları da dikkate alınarak, ivaz bedelleri belirlenmeli, bağımsız bölüm arsa payları uzman bir bilirkişi aracılığı ile tespit edilmelidir. Netice de infazda hiçbir tereddüt oluşturmayacak şekilde kat mülkiyeti kurulmasına elverişli tescil hükmü eksiksiz kurulmalıdır. Mahkemece tüm bunlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan bu nedenlerle; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 08/04/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.