Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/1409
Karar No: 2018/5929
Karar Tarihi: 24.05.2018

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/1409 Esas 2018/5929 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2018/1409 E.  ,  2018/5929 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği
    Karar Tarihi : 12/09/2017

    Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/06/2017 tarihli ve 2017/1927 soruşturma, 2017/12076 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/09/2017 tarihli ve 2017/3368 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda müşteki vekilinin şüphelilerin yaptığı ameliyat sonucunda sağ tarafında bulunan yumurta ve tüplerin alınması nedeniyle çocuk sahibi olma imkânının ortadan kaldırılması nedeniyle şikâyetçi olması üzerine, şüpheli doktorlar ... ve ... haklarında kusurları bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05/09/2013 tarihli ve 2012/19402, esas, 2013/19286 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesi ancak mahkeme hâkimi tarafından yapılabileceği, kusurun belirlenmesi normatif bir değerlendirmeyle mümkün olmakla birlikte, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi, hâkimin hukuk bilgisiyle sorunu çözemeyeceği durumlarda, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinde dahi, bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp, işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesi ile sınırlı olacağı, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hâkimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte, bu yöndeki bir değerlendirmenin de hâkimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı, meydana gelen olay nedeniyle şüphelilerin kusur durumlarının mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü, yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11/01/2018 gün ve 94660652-105-20-13212-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/01/2018 gün ve 2018/6553 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Tüm dosya kapsamının incelenmesinden olayda kusuru bulunanların tespiti amacıyla yazılan yazılar sonucunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 04.06.2014 tarihli ve 4101 karar sayılı raporunda"...Kişinin 4 yılllık evli, bir düşük öyküsünün ve gebelik isteğinin olduğu, 27.09.2012 tarihinde laparoskopi ile yapılan operasyonda; sol tuba, over ve sigmoidin birbirleriyle ve pelvik yan duvarında yapışıklıklar ve sağ - sol overde bilateral endometriomanın olduğunun tespit edildiği, bu yapışıklıkların açıldığı, sağ tuba, over ve fasia ovarikanın normal olduğu, metilen mavisi instillasyonu ile her iki tubadan geçiş olduğunun gözlendiği alınan materyallerin patolojik incelemesi; endometriotik kist (sağ ve sol over kaynaklı) ve endometrial polip olarak değerlendirildiği 28.03.2013 tarihinde yapılan USG incelemesinde sol overde 3-4 folikül olduğunun, sağ overin net seçilemediğinin tespit edildiğinin anlaşıldığı endometrioma tanısıyla yapılan operasyonunun endikasyonunun bulunduğu, ameliyat ve pataloji raporları dikkate alındığında sadece endometriomanın alındığı, overlere yönelik bir girişimin yapılmadığı anlaşıldığından operasyonun tıp kurallarına uygun gerçekleştirildiği cihetle ilgili sağlık personellerine atfı kabil kusur tespit edilemediği""nin belirtilmesi nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.08.2014 tarih, 2013/16672 soruşturma ve 2014/11267 numaralı kararıyla şüpheli doktorlar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, mağdurun süresi içerisinde karara itiraz ettiği, Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi"nin, 17.10.2014 tarih ve 2014/697 D. İş sayılı kararıyla mağdurun itirazını reddettiği ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği, Özel Tekden Hastaneleri "nin 20.12.2014 tarihli mağdur hakkında düzenlenen patoloji raporunda "" sağ over seçilememiştir. Sol over lojunda patolojik özellik saptanmadığı""nın belirtilmesi üzerine, mağdur vekilinin; anılan hastane raporunu CMK"nın 173/6. maddesi kapsamında, kovuşturmaya yer olmadığı kararını değiştirebilecek yeni delil olduğundan bahisle daha önce 17.10.2014 tarih ve 2014/697 D. İş sayılı kararla, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının şüpheliler hakkında verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazı reddeden, Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliği kararının ve takipsizlik kararının kaldırılmasını Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı"ndan talep ettiği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı"nın anılan talep hakkında karar verilmesini itiraz merciinden talep ettiği, talep üzerine sulh ceza hakimliğince "20.12.2014 tarihli raporun yeni kanıt niteliğinde olduğunun" kabulü karşısında, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi sebebiyle yapılan kanun yararına bozma talebini, Dairemizin 2016/779 Esas, 9098 Karar sayılı 30/05/2016 tarihindeki kararıyla kabul ettiği, bu Bozma üzerine müşteki vekilince 10/02/2017 tarihinde şüphelilerin olayda Resmi Evrakta Sahtecilik ve Taksirle Yaralama suçlarından haklarında cezalandırılması için kamu davası açılması ve yumurtalığının alındığı hususunun kendisine bildirilmediği, operasyonun sonunda neden bilgilendirilmediği, bu işlem için onayının alınıp alınmadığı, sağ yumurtalığının alınıp alınmadığı bu durumun hastane dosyasına yansıtılıp yansıtılmadığı hususunun araştırılmasını istediği, söz konusu dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna aktarıldığı, uzlaştırma bürosunca genel soruşturmaya göre yürütülmesi gerektiği bildirilerek soruşturma dosyasının büroya iade edildiği, iade üzerine Tekden hastanesinde Hediye Arslan"a verilen raporlar, yapılan işlemlerle ilgili belgelerin onaylı sureti ile kendilerinde mevcut görüntüleme CD sinin istendiği, hastane tarafından Hediye Arslan"ın görüntülerinin 1 yıl geçtiği için sistemden silindiğinin bildirildiği ve gönderilmediği, Hediye Arslan"ın resmi hastaneler aracılığıyla rapor düzenlettirilmek istenerek çağrıldığında, müşteki vekiline tebligat yapılmasına rağmen müştekinin gelmediği, zorla getirileceği hususunda bizzat müştekiye tebligat yaptırıldığı, gelmemesi üzerine zorla getirme kararı verildiği, zorla getirilen müştekinin vekili ile birlikte Başsavcılığa gelerek herhangi bir şekilde rapor ve görüntüleme için hastaneye gitmeyeceğini beyan ettiği, dosyanın Pamukkale Üniversitesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanına Bilirkişi sıfatıyla tevdi edilip rapor alındığı, bu raporda da solda ve sağda yumurtalık ile uyumlu yapılar izlendiği, sağda tanımlanan olası over dokusunun küçük boyutlarda olduğu, rutin tetkikler sonucunda ayırt edilemeyeceği, yüksek çözünürlükte ve özellikleri belirtilen MRG tetkikinin yapılmasını gerektiğinin rapor edildiği, böylelikle Dairemiz bozmasında belirtilen yeni delilin mevcut haliyle incelenebildiği kadarıyla, sağ overin yokluğuna işaret etmediği, bu konuda yapılacak işlemleri de müştekinin reddettiği, böylece şüphelilerin atılı suçları işlediklerine dair yeni bir delil de elde edilemediği gerekçeleriyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, meydana gelen olayda şüphelilerin bir kusuru olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 04.06.2014 tarihli ve 4101 karar sayılı raporun dosya içeriği ve oluş ile uyumlu olduğu, yeniden rapor alınmasının sonuca etkili olmayacağı, şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işleyip işlemediklerine dair tüm araştırmaların soruşturma sürecinde yerine getirildiği anlaşılmakla, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca maddi olaya ilişkin delillerin etraflıca araştırılıp, şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair yeni bir delil elde edilememesi gerekçesine dayalı olarak şüpheliler hakkında düzenlenen 20/06/2017 tarihli ve 2017/1927 soruşturma, 2017/12076 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/09/2017 tarihli ve 2017/3368 değişik iş sayılı kararında dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş olup,
    Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/09/2017 tarihli ve 2017/3368 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi