3. Hukuk Dairesi 2016/15067 E. , 2017/3864 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ortak çocuk için ödenen aylık 1.200.00.- TL iştirak nafakasının yetersiz olduğunu , çocuğun kolejde okuduğunu, hentbol oynadığını ileri sürerek; iştirak nafakasının aylık 3.000.00.- TL ye yükseltilmesine, her yıl artış için oran belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, burs nedeni ile çocuğun okul ücretinin az olduğunu , ödenen nafakanın yeterli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, aylık iştirak nafakasının 2.000.00.- TL ye yükseltilmesine, sonraki yıllarda TEFE-TÜFE ortalaması oranında artırılmasına karar verilmiş , hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Türk Medeni Kanununun 327/1. maddesinde; Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı , Aynı yasanın 328/1. maddesinde; Ana ve babanın bakım borcunun , çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği düzenlenmiştir . Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.( TMK. nun 329/1. maddesi )
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. ( TMK. nun 330/1. maddesi )
TMK. nun 331. maddesine göre; Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Tüm bu maddeler doğrultusunda, mahkemece, iştirak nafakası artırılırken ; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; tarafların, 30/04/2012 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları , bu karar ile ortak çocuk yararına 1.200.00.- TL iştirak nafakası takdir edildiği, eldeki davanın 10/09/2015 tarihinde açıldığı , ortak çocuk Mihajlo Bora"nın 08/10/2001 tarihinde doğduğu, kolejde % 90 burslu okuduğu , burs nedeni ile yıllık okul ücretinin 3.775.80.- TL olduğu , davacı annenin öğretmen olduğu ,4.600.00.- TL maaş aldığı , kendi evinde kaldığı , İzmir "de yaşadığı; davalı babanın öğretmen olduğu , 3.400 USD maaş aldığı , 1.500.00.- TL kira ödediği , İstanbul"da yaşadığı anlaşılmaktadır .
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, ortak çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, iştirak nafakasına hükmedilen tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasındaki süre nazara alındığında; mahkemece, takdir edilen ve arttırılan nafaka miktarı fazladır. O halde, davalı babanın tespit edilen geliri ile orantılı olacak , ödemede zorlamayacak, onu zarurete düşürmeyecek şekilde, TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2 - Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, takdir edilen nafaka miktarının gelecek yıllarda artırılması konusunda oran olarak ÜFE oranı ,artış tarihi olarak da kararın kesinleştiği tarih benimsenmektedir. Mahkemece, takdir edilen nafaka miktarının her yıl TEFE-TÜFE ortalaması oranında artırılmasına karar verilmiş,diğer deyiş ile infazda tereddüt oluşturulmuştur.Anılan nedenlerle, mahkemenin bu konudaki uygulaması da isabetli bulunmamıştır.
SONUÇ; Yukarıda 1. ve 2. bentlerde yazılı nedenler ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.