8. Hukuk Dairesi 2013/18030 E. , 2014/153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2013
NUMARASI : 2013/67-2013/170
R.. Y.. ve müşterekleri ile T. Gaz Armatürleri San. ve Tic. A.Ş. ve R.. Ç.. aralarındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının reddine dair Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 18.04.2013 gün ve 67/170 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.01.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Av. A.. M.. ve karşı taraftan davalı T. Gaz Armatürleri San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. H.. T.. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleşen dava dosyalarında davacılar vekili, davacıların da hissedarı oldukları taşınmaz ile ilgili hissedarlardan Recep’in ipotekli borcundan dolayı diğer davalı şirket tarafından icra takibine başlandığı, yapılan değer tesbitinde arsa dışında davacılara ait olan muhdesatların da değerlerinin tesbit edildiğini, oysa bu muhdesatların davacılar tarafından meydana getirildiği açıklanarak muhdesatların davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı şirket vekili, davayı kabul etmediklerini, davalı borçlu R.. Ç.. ve davacıların dava konusu taşınmaza müşterek malik olduklarını, taşınmazın paydaşları arasında rızai taksim sözleşmesi yapılması geçerli olsa bile bunun ancak tapuya tescili ile değer kazanabileceğini, paydaşlar arasında yapılan rıza-i taksim sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh verilmemiş olduğunu, bu nedenle davalı müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacılar tarafından kendi beyanları doğrultusunda aldıkları belge ve evrakların davanın kanıtı olamayacağını, söz konusu yerlerin davacıların kullanımında olmasının da buraların davacılar tarafından yapıldığını da göstermeyeceğini açıklayarak haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı R.. Ç.."ya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, duruşmaya gelmemiş, bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm avukatlık ücretine yönelik olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Açılan asıl ve birleşen davaların yapılan yargılaması sonunda Mahkemenin davanın kısmen kabulüne, kısmen husumetten reddine ilişkin kararının davalı şirket vekili tarafından temyizi sonunda Yargıtay 7.Hukuk Dairesi"nin 13.12.2011 tarih 2011/3751 Esas, 2011/7993
Karar sayılı ilamı ile kısaca “Mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği” açıklanarak bozulmuş, davacılar vekilinin karar düzeltme isteği de aynı Dairenin 17.01.2013 tarih 2012/2124 Esas 2013/142 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesine göre davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunması gerekir.
Bu durumda asıl ve birleşen davaların Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hukuki yarar bulunmaması sebebiyle reddine karar verildiğine, diğer anlatımla dava ön şart yokluğu sebebiyle reddedildiğine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2.maddesine göre yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı şirket yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde asıl dosyada 18.790 TL, birleşen dosyada ise 20.470 TL nisbi avukatlık ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti"nin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.