23. Hukuk Dairesi 2014/1392 E. , 2014/3801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2013/161-2013/133
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya tahsis edilen araç yeri bedelinin ödenmemesi nedeniyle kooperatif genel kurul kararı ile kendisine ceza kesildiğini, cezanın ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif genel kurulunun ceza kesme yetkisinin bulunmadığını, ayrıca bu uygulamanın sadece müvekkili hakkında yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, kooperatif gelirleri arasında böyle bir kalemin bulunmadığını, kooperatif üyelerinin ortak yerlerden yararlanma hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın davalıya araç teşhiri için tahsis edilen yerin bedeline ilişkin olduğu, yapılan başvuru üzerine işyerinin önünde araç teşhir etmek için davalıya ortak alandan bir yerin ücret mukabilinde tahsis edildiği, ortak alanın kullanması ile ilgili uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu"ndan kaynaklandığı ve bu nedenle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, yer tahsisi nedeniyle ilişkinin kira ilişkisi, alacağın ise kira alacağı olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kooperatif üyesi olan davalı hakkında kooperatif genel kurul kararı gereği uygulanan para cezasının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin tasfiyesinin sonuçlandığına, ferdileşmeye geçildiğine, ticaret sicilinden terkin edildiğine ve bu nedenle tüzel kişiliğinin sona erdiğine ve kat mülkiyetine geçildiğine dair dosya içerisinde bir bilgi ya da belge bulunmadığı gibi, takip ve dava konusu edilen para cezası, tüzel kişiliği devam ettiği anlaşılan davacı kooperatifin dosyada mevcut genel kurulunda alınan karara dayanmaktadır. Kat malikleri genel kurulunca alınmış bir karar takip ve dava konusu edilmiş değildir. Temyiz dilekçesinde emsal gösterilen Dairemiz ilamında da uyuşmazlığın niteliği aynı olup, Sulh Mahkemesi o davaya 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu"na göre değil, dava konusu alacağın miktarına göre dava tarihi itibariyle görevli olduğu için bakmıştır. Somut olayda ise, dava 08.02.2013 tarihinde açılmış olup, HMK"nın 4. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi"nin davaya bakmasını gerektiren bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi, miktara bakılmaksızın mal varlığı hakkına ilişkin bu davaya HMK"nın 2/1. ve Geçici 1/1. madde hükmü uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi bakmakla görevlidir. Öte yandan, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasında iş bölümü ilişkisi mevcut iken, 6335 sayılı Kanun"un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 5. maddesinin 3 ve 4. fıkra hükümlerinde yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava, 01.07.2012 tarihinden sonra açılmış olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 99. maddesi uyarınca ticari dava niteliğini haiz işbu davaya Ticaret Mahkemesince bakılmalıdır. O halde mahkemece, uyuşmazlığın, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası"nı ilgilendiren bir yönü bulunmadığı gözetilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle, görevsizlik kararı verilmesi de doğru olmamıştır. Öte yandan, dava tarihinin gerekçeli kararda 08.02.2013 olarak yazılması gerekirken, 28.06.2013 olarak belirtilmesi de doğru olmamıştır.
2-Kabule göre de; 6100 sayılı HMK"nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, karar tarihinde yürürlükte olmayan ve göreve ilişkin dava şartı öngörmeyen HUMK"nın göreve ilişkin 7 ve 27. madde hükümlerine uygun olarak gerekçede ve hüküm fıkrasında "Dava dilekçesinin görev yönünden reddine" ibarelerine yer verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.