Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1972
Karar No: 2017/10576

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/1972 Esas 2017/10576 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/1972 E.  ,  2017/10576 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ..."dan ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkiindeki 958 parsel nolu 1100 m² büyüklüğündeki tapuya tescilli taşınmazı 26/05/2011 tarihinde 130.000 TL bedel ile satın aldığını, satın alınan taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde olmasından dolayı tapu kaydının iptal edilerek, Hazine adına tesciline karar verildiğini, satış gününde tapu sicil kütüğünde taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığına ilişkin hiçbir açıklama, şerh bulunmadığını, müvekkilinin 958 parsel nolu taşınmazın parasının tamamını peşin ödemediği için taksitli olarak satıldığını ileri sürerek, 150,000 TL zararının yasal faiziyle davalı Hazineden tahsil edilip davacıya ödenmesine, bu miktarın 75.000 TL"lik kısmının müşterek ve müteselsilen diğer davalı ..."dan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 18/02/2015 tarihli ıslah dilekçesiyle 166.362,15 TL"nin davalı Hazineden dava tarihi olan 23/01/2014 tarihinden itibaren yasal faziyle davacıya ödenmesine, 89,569,00 TL bölümünün davalı Hazine ve davalı ... Durandan yazılı satış sözleşmesi gereğince 26/05/2011 tarihinden itibaren başlayacak aylık % 6 faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın Orman Yönetimine yöneltilmesi gerektiğini, Hazineye yöneltilmiş olmasının yersiz olduğunu bu sebeple iş bu davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın dava ehliyeti yönünden öncelikle reddini, reddedilmemesi halinde ise mahkemenin taraflar arasında görülen 2012/9 Esas sayılı dosyası ile ...Asliye Ceza Mahkemesine ait davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, belirterek beyanda bulunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile 166.362,15.-TL"nin davalı Hazineden, 89.569,00 TL"si yönünden davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi sebebiyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı). Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir. 4721 sayılı TMK’nın 705/2. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istekli davaların kesinleştiği tarih itibariyle mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih itibariyle tapusu iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin zararı oluşacaktır. Dolayısıyla bu tür bir dava, taşınmazların mülkiyetlerinin yitirilmesine ilişkin iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihten sonra açılabileceğinden, mülkiyetin kaybedildiği tarih itibariyle de taşınmazların değerinin tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Zararın meydana geldiği tarihe göre, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise gelir metodu yöntemi ile, arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; 1979 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenerek tapu kütüğünün gerçek kişi adına oluşturulduğu, satış yoluyla 2011 yılında davacıya geçtiği,... Asliye Hukuk Mahkmesinin 24/12/2013 tarihinde kesinleşen 2012/9-2012/107 E.K. sayılı kararıyla taşınmazın 1991 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından bahisle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, Devlet ormanları özel mülkiyete konu olamayacak ise de, bu şekilde tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan, TMK"nın 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının gerçek zararlarının tazmininin gerektiği açıktır. Davacıların zararı,...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/9-2012/107 E. K. sayılı kararının kesinleştiği tarihte oluşmuş olup, mahkemece bu tarihin değerlendirme tarihi olarak esas alınması gerekmektedir. Tapusu iptal edilen taşınmazın arazi niteliğinde olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, hükme dayanak yapılan zirai bilirkişi tarafından bölgede yapılan münavebeli tarım ürünleri dikkate alınmak sureti ile gelir metodu kullanılarak değer belirlemesi gerekirken, taşınmazın tarımsal gelir elde edilmesi mümkün olmayan yer özelliğinde olduğu belirtilerek, aynı konumdaki arazilerin serbest piyasada alım ve satım fiyatları esas alınarak değer belirlemesi yapılmıştır. Arıca mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu çevrede münavebeli tarım yapılıp yapılmadığı, yapılıyor ise yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmî verileri ilçe tarım müdürlüğünden getirtilmemiştir.O halde, çekişmeli taşınmaz arazi niteliğinde olduğundan çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmî verileri ilçe tarım müdürlüğünden getirtildikten sonra konunun uzmanı bilirkişilerden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın sulu-kuru olup olmadığı, yerleşim alanına uzaklığı, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu gözetilerek, taşınmaz üzerinde meyve ağaçları varsa ağaçların cinsleri de dikkate alınmak suretiyle elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılıp net gelir yöntemiyle değerlendirme tarihi olan 24/12/2014 tarihindeki gerçek değerinin hesaplattırılması, taşınmazların varsa mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerlendirme tarihine göre tespit ettirilmesi, bu şekilde tapusu iptal edilen taşınmazların zemin değeri, var ise üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri esas alınarak bu şekilde tapusu iptal edilen tapu sahibinin gerçek zararlarının saptanması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yetersiz ve tek ziraat ve inşaat bilirkişisinden alınan rapora dayalı verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14/12/2017 günü oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi