16. Hukuk Dairesi 2021/266 E. , 2021/1496 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, ...,...Köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 1, 2, 7 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydına ve asli zilyetliğe dayanılarak tarla niteliğiyle, 139 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; çekişmeli 139 ada 1, 2, 3, 7 ve 26 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu ... Köyü 139 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; çekişmeli taşınmaz hakkında 20.05.1999 tarihinde kadastro tutanağı düzenlenerek, tutanağın 10.12.1999 ile 12.01.2000 tarihleri arasında askı ilanına alındığı ve 12.02.2000 tarihinde dava açılmaksızın kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07.04.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu 139 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Dava konusu 139 ada 2 ve 26 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; çekişmeli taşınmazların tarla niteliğiyle Hazine adına yapılan tespitine karşı, askı ilan süresi içerisinde Orman İdaresince taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan Bingöl Kadastro Mahkemesinin 2000/362 Esas ve 2000/361 Esas sayılı dosyalarına konu davaların yapılan yargılamaları sonunda, taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş ve hükümler 27.06.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda taşınmazlar dava tarihi itibariyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı olup, bu nitelikteki taşınmazlara karşı açılacak davalarda Hazine ile birlikte Orman İdaresinin davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Ne var ki, dava yalnızca Hazine"ye yöneltilerek açılmış olduğu halde davanın Orman idaresine de yöneltilmesi gerektiği düşünülmeden esasa girilerek karar verilmiş olması isabetsizdir.
3- Mahkemece, dava konusu 139 ada 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar Hazineye ait vergi kaydı kapsamında kalmış olmakla beraber davacı tarafından kullanıldığı, zilyetliğinin kiracı sıfatına dayalı olmayıp asli zilyetlik olduğu ve kiracı olarak değil asli zilyet olarak taşınmazı kullandığı ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan icar ve vergi kayıtları usulünce uygulanmak suretiyle zilyetliğin asli ya da feri olup olmadığı kesin olarak belirlenmediği gibi, taşınmazların eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında görünen niteliği, denetlemeye elverişli şekilde bilirkişi raporuna aktarılmamış; yine taşınmazlar hakkında Karayolları lehine kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşup oluşmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılmamış olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
O halde Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilmeli, yine davalılardan ... tarafından yapılan kamulaştırma çalışmalarına ilişkin plan, proje, kroki ve tüm belgeler temin edilmeli, bundan sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi bir fen elemanı ile bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu"nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı belirlenmeli; dava konusu taşınmazın kamulaştırma planına göre konumu, kamulaştırma kapsamında yer alıp almadığı, taşınmaza ilişkin kamulaştırma işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise tapu kaydının oluşup oluşmadığı kesin bir şekilde tespit edilmeli, belirtilen hususları içeren müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; dosya içerisinde bulunan icar ve vergi kayıtları uygulamak ak kapsamları tayin edilmeli, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin asli zilyetlik mi yoksa feri zilyetlik mi olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, uygulanan kayıtların kapsamlarını kroki üzerinde gösterecek şekilde keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesiz olarak tespit ve tescil edilen taşınmazlar belirlenerek, sözü edilen maddede belirtilen miktar sınırlamaları da göz önüne alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, 139 ada 1, 2, 7 ve 26 sayılı parsellerle ilgili temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.