Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/9555
Karar No: 2016/949
Karar Tarihi: 02.02.2016

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/9555 Esas 2016/949 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/9555 E.  ,  2016/949 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TENKİS


    Taraflararasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekilleri tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava, tenkis istemine ilişkindir.
    Davacı, ortak mirasbırakan ...’ın 25/11/1997 tarihinde yaptığı vasiyetname ile tüm malvarlığını ilk eşinden olan çocukları davalılara vasiyet ettiğini, ilk eşinin ölümünden hemen sonra 1987 yılında evlendiği ikinci eşi olan davacıya terekesinden hiçbir şey bırakmayarak davacının saklı payını ihlal ettiğini, anılan vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/515 E. sayılı davası ile açıldığını, usul şartlarına uygun olup, eksikliği bulunmadığından vasiyetin iptali yoluna gitme olanağının bulunmadığını ileri sürerek davacı eşin saklı payını aşan vasiyetnamenin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000-TL’lik bölümünün tenkisini istemiş, 25/09/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 57.069,39-TL’ye yükseltmiştir.
    Davalılar, mirasbırakan tarafından yapılan vasiyetnamenin usulüne uygun düzenlendiğinden iptalini gerektirecek bir sebebin olmadığını, tenkis isteminin de yerinde olmadığını, davacının....Noterliğinin 12/03/2010 tarihli vekaletnamesi ile davalılardan...’e mirasbırakandan intikal edecek mirasa ilişkin tasarruf yetkisi verdiğini, davayı kötüniyetle açtığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, ortak mirasbırakan ...’ın 25/11/1997 tarih 11218 yevmiye nolu vasiyetnamesinde “…Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilindeki gerek adıma hisseli veya müstakilen kayıtlı ve gerekse intikalen gelmiş ve gelecek olan veya sonradan iktisap edeceğim bilimum menkul, gayrimenkul, para, ziynet eşyalarımın tamamını çocuklarım ... ... ... ... ... ... ...’ye müştereken ve müsavatan olmak üzere vasiyet ediyorum” ibareleri ile tüm malvarlığını ilk eşinden olan çocuklarına bıraktığı, ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/515 E. 2012/486 K. sayılı davası ile vasiyetnamenin açılmasına karar verildiği, ancak halen infaz edilmediği, 175,391,403,70 ve 300 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan adına kayıtlı bulunduğu, mirasbırakanın 08/03/2010 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ikinci eşi davacı ..., ilk evliliğinden olan çocukları davalılar ... ... ... ... ... ... ... ve yargılama sırasında 05/03/2013 tarihinde ölen İsmail’in kaldığı anlaşılmaktadır.

    Bilindiği üzere; murisin vasiyetname ve miras mukavelesi şeklinde yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruflar ile bağış gibi sağlararası tasarrufları Türk Medeni Kanunun 560 ila 571. maddeleri arasında öngörülen tenkis davasına konu edileceği sabittir.
    Mirasçılık ve mirasın geçişi mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17). Mirasbırakan 1.1.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 1.1.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir.
    Tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık, 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (TMK m.565) Mirasbırakanın TMK"nin 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.
    Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK"nin 565. maddesinin 1, 2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK"nin 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlararası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
    Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK m.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.
    Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmadan davalının tercihinin kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.

    Somut olayda mirasbırakanın tüm malvarlığını vasiyet yolu ile davalılara bıraktığı gözetilerek tenkise karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Ne var ki, mahkemece re’sen yapılan tenkis hesabında, terekenin mirasbırakanın ölüm tarihi itibari ile belirlendiği ancak; sabit tenkis oranı belirlenmeden, davalı taşınmazların sabit tenkis oranına göre bölünüp bölünmeyeceği araştırılmadan, taksimin mümkün olmaması durumunda davalılara tercih hakkı kullandırılmadan karar verilmesi isabetsizdir.
    Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda bir inceleme ve araştırma yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
    Tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi