Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2018/102
Karar No: 2020/997
Karar Tarihi: 02.12.2020

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/102 Esas 2020/997 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Antalya 2. İş Mahkemesi, davacının emekli olduğu Almanya'da borçlanarak aldığı yaşlılık aylığının Türkiye'de Bağ-Kur'a aktarılması nedeniyle kesilmesine karşı açtığı davanın konusunun kalmadığına karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, davacının iptal talebi nedeniyle davalı kurum işleminin iptaline karar verilip verilmeyeceği konusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu. Davalı kurumun direnme başvurusu sonucunda Hukuk Genel Kurulu, davacının talebinin asıl talep ve yardımcı taleplerden oluştuğunu ve karar verilmesi gerektiğine hükmetti. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereği tarafların isteklerinin her biri hakkında hüküm verilmesi gerektiği belirtildi ve davacının yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen aylıkların iadesine karar verilmesi gerektiği belirtildi. Kanunlar: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Kanun.
Hukuk Genel Kurulu         2018/102 E.  ,  2020/997 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


    1. Taraflar arasındaki “Kurum işleminin iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Antalya 2. İş Mahkemesince verilen davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    2. Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    I. YARGILAMA SÜRECİ
    Davacı İstemi:
    4. Davacı vekili 13.11.2013 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin Almanya’daki çalışmaları nedeniyle orada emekli olduğunu, hâlen Alman Sigorta Kurumundan yaşlılık aylığı aldığını, Türkiye’de de yurt dışı hizmetlerini borçlandığını, kendisine 2009 yılında yaşlılık aylığı bağlandığını, 2013 yılında Bağ-Kur hizmeti olduğu için aylığın kesildiğinin sözlü olarak bildirildiğini, ancak işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek vergi kaydından dolayı müvekkilini Bağ-Kur"lu kabul eden Kurum işlemi ile yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilmiş aylıkların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabı:
    5. Davalı ... (SGK/Kurum) vekili 17.01.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacının yurt dışındaki çalışmalarından 5515 günü borçlanarak karşılığını ödediğini, 19.12.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunması üzerine 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere kendisine aylık bağlandığını, ancak Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2013/22 sayılı tutanağına istinaden yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 4/1-b maddesi yerine 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirildiği anlaşıldığından borçlanma ve tahsis işlemleri iptal edilerek 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b (Bağ-Kur) maddesi kapsamına aktarıldığını, bu maddeye göre tahsis işlemleri sırasında Şahinbey Vergi Dairesinde ticari faaliyetinden dolayı kaydının devam ettiği tespit edilince dosyanın Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne devredildiğini, bu müdürlük tarafından ticari faaliyetin 18.09.1985 tarihinde sona erdiği, 01.01.2001 tarihinden itibaren hâlen devam eden vergi kaydının gayrimenkul sermaye iradından olduğu belirtilerek dosyanın Antalya İl Müdürlüğüne iade edildiğini, 19.12.2008 tarihli tahsis talebine binaen 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanarak davacıya bilgi verileceğinin yurt dışı servisi tarafından bildirildiğini, aylık farklılığından kaynaklanan yersiz ödemeler hakkında ise 2011/58 nolu Genelgenin uygulanacağını, Kurum içi prosedür beklenmeden dava açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararı:
    6. Antalya 2. İş Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2013/592 E.-2014/341 K. sayılı kararı ile; Kurumun 29.05.2014 tarihli yazısında davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, ilave para istenilmediğinin bildirildiği, servis görüş yazısı ve birikmiş aylıkların ödeneceğine ilişkin belgelerden dava konusunun kalmadığının anlaşıldığı, davacı vekilinin de son duruşmada yaşlılık aylığı bağlandığını, kesilen maaşların topluca ödendiğini beyan ettiği gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    Özel Daire Bozma Kararı:
    7. Antalya 2. İş Mahkemesinin bu kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    8. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/19378 E.-2015/17397 K. sayılı kararı ile, “…İnceleme konusu olayda; 09.09.2008 günlü borçlanma istemi ve 02.12.2008 günlü ödemeyle 02.07.1970 tarihinden itibaren Almanya"da geçen 5580 gün yurtdışı süresini SSK kapsamında borçlanan 01.01.1942 doğumlu olan davacıya, 19.12.2008 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı Kurumca 2013 yılında gerçekleştirilen işlemle, davacının Türkiye"de çalışmasının bulunmaması ve dolayısıyla yurtdışı borçlanmasının da Bağ-Kur’dan yapılması gereğinden hareketle, 506 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının başlangıç itibarıyla iptal edilmesi üzerine eldeki bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince, tarafların isteklerinin her biri hakkında hüküm verilmesi gerekmektedir. Davalı Kurum tarafından, SSK kapsamında yaptığı yurtdışı borçlanması 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamına aktarılan davacıya, 1479 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların davacıya iade edilip edilmeyeceği noktasındadır. Mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının isteğiyle ilgili karar verilmeksizin, 1479 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış olması nedeniyle, davanın konusuz kaldığından bahisle, karar verilmesine yer olmadığına dair yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    Direnme Kararı:
    9. Antalya 2. İş Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2016/19 E.- 2016/170 K. sayılı kararı ile; davacı vekilinin 03.07.2014 tarihli beyanı ve son duruşmadaki beyanı dikkate alındığında kararda hata bulunmadığı, bu bağlamda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
    Direnme Kararının Temyizi:
    10. Direnme kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    II. UYUŞMAZLIK:
    11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davanın konusuz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
    III. GEREKÇE
    12. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek bulunmuyor ise, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun veya Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir.
    13. Bununla birlikte, bir davada davacının talebi asıl talep ve yardımcı talepler olmak üzere iki bölümden oluşabilir. Bundan başka objektif dava birleşmelerinde, birden fazla asıl talep vardır. Bu taleplerden yalnız birinin ya da birkaçının veya asıl talebin bir bölümünün konusuz kalması hâlinde, diğer talepler hakkında yargılamaya devam olunup karar verilmesi gerekir.
    14. Somut olayda tarafların iddia ve savunmaları ile dosya içindeki bilgi ve belgeler dikkate alındığında; mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
    15. Öte yandan direnme kararında dava tarihi “13.11.2013” olmasına rağmen “18.01.2016” olarak yazılmış ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak kabul edilmiştir.
    16. Hâl böyle olunca direnme kararı onanmalıdır.

    IV. SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA,
    Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.12.2020 tarihinde oy birliği ile ve kesin olarak karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi