12. Ceza Dairesi 2019/8904 E. , 2021/2451 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan ve şikayetçi vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Kanunu’nun Ceza Dairelerinin görevini düzenleyen 14/3. madde ve fıkrasının (a) bendi; “Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda açıklamaya itibar edilir.” şeklinde iken, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 31. maddesiyle; “Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Yapılan yasal değişiklik uyarınca mahkumiyet dışındaki kararlarda iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki “nitelendirme” esas alınarak görevli daire belirlenecek olup, “nitelendirme” ibaresinden ise iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki yanlış ya da eksik biçimde uygulanması istenen maddeler veya suç ismi değil, unsurları yer alan ve açıkça saptanan fiil veya fiillere ilişkin suç ya da suçlar anlaşılmalıdır.
Nitekim gerek CMK’nın 170, 225 ve 226. maddelerinede yer alan hükümlere gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.10.2019 tarihli ve 2017/14-550-2019/574 sayılı kararı ile bu kararla uyumlu ceza dairelerinin istikrar kazanan uygulamalarına göre; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek fiille ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmekte olup, iddianamede açıklanan fiile uygun sevk maddesinin yazılmaması ya da eksik yazılması, sanığa söz konusu fiilin ve bu fiile bağlı suçun yüklenmediği, diğer bir anlatımla Cumhuriyet savcısının nitelendirmesinde böyle bir suçun yer almadığı şeklinde yorumlanamaz. Ayrıca, Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 05.02.2015 tarihli ve 2015/9-320, 15.07.2009 tarihli ve 7-7, 15.07.2009 tarihli ve 8-8, 25.12.2009 tarihli ve 13-13 sayılı kararlarında da, “tavsif” in ve buna bağlı olarak görevli dairenin, yanlış ya da eksik belirlenmiş sevk maddelerine ve suç ismine göre değil, vasfı iddianame metninden açıkça saptanabilen suça göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiş olup, bu kabulden ayrılmayı gerektiren herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, sanığın verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK’nın 136/1. madde ve fıkrası gereğince cezalandırılmasının talep edildiği 10.02.2016 tarihli iddianamede yer alan; “Artvin Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün Cumhuriyet Başsavcılığımıza göndermiş olduğu 28/10/2013 günlü suç duyurusunda özetle, ‘Arhavi ilçesi Atatürk Ortaokulu Müdürlüğünün ttnet aboneliğinde Kasım 2012 döneminden itibaren kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından Milli Eğitim Bakanlığı tarifesinin sabit bir tarife olmasına rağmen usulsüz bir şekilde tarife değişikliği yapıldığı ve faturaların bu sebeple yüksek geldiği’ belirtirelerek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında... şüpheli ..."un Arhavi İlçesi Atatürk Ortaokuluna ait TTNET aboneliğini sanal ortamda, aboneye ait kişisel verileri hukuka aykırı bir şekilde ele geçirmek suretiyle 21/11/2012 günü saat 12:47, 14:54, 15:10"da abonelik paket değişikliği yaparak üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek yeterlilikte delile ulaşıldığı...” biçimindeki anlatım ve iddianamede suçtan zarar gören olarak yalnızca Artvin İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yazılması karşısında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.12.2017 tarihli, 2017/21008-13932 sayılı; “... 08.12.2010 tarihli Turkcell ve 01.06.2011 tarihli Telekom"un yazıları içerinden, 13.11.2009 tarihinde katılanın tarifesinde gerçekleştirilen online tarife değişikliğinin sanık adına kayıtlı IP adresi üzerinden gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında sanığın TCK"nın 244/2. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatine hükmedilmesi...” şeklindeki kararı da dikkate alındığında, sanığın açıklanan eylemi ile ilgili olarak TCK’nın 244/2. madde ve fıkrasında düzenlenen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan dava açıldığı anlaşılmakla,
Katılan ve şikayetçi vekilleri tarafından temyiz incelemesine konu edilen fiile ilişkin iddianamedeki anlatımla anlatımda yer alan nitelendirmeye, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Kanununun 14. maddesindeki; “Ceza dairelerinde: a) Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır.” hükmüne, sanık hakkında beraat hükmü kurulan ve iddianamede TCK"nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu iddia edilen eylemin TCK’nın 244/2. madde ve fıkrasında tanımlanan sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu oluşturmasına, hukuki nitelendirmenin ve buna bağlı olarak görevli dairenin, yanlış ya da eksik belirlenmiş sevk maddelerine ve suç ismine göre değil, vasfı iddianame metninden açıkça saptanabilen suça göre belirlenmesi gerektiğine dair Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun kararlarına göre, 31.01.2019 tarihli ve 30672 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanıp, 01.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve tebliğname tarihine göre uygulanması gereken 30.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurul kararı gereğince temyize konu hükmün incelenmesi görevi Yargıtay 8. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye GÖNDERİLMESİNE, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.