15. Ceza Dairesi 2017/11556 E. , 2019/10296 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat (ayrı ayrı)
Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ..., ..., ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu ile özel belgede sahtecilik suçundan iddianame ile dava açıldığı halde bir karar verilmediği anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Mahkeme kararının beraate ilişkin hüküm kısmında sanıklar ..., ... ve ..."ın isminin yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Ankara SSK başkanlığınca Diyarbakır İlinde faaliyet gösteren sanık ..."ın iş yeri sicil dosyasında yapılan inceleme sonucu 65 adet sigortalının işe girişlerini yaparak sigorta primlerini yatırmadığı, sigorta müfettişlerinin iş yeri dosyasını incelemekle 65 adet sigortalının çalışmasının olmadığı ve işveren tarafından fiili çalışmaları olmadıkları halde girişleri verilerek SSK dolandırıldığından bahisle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
1-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... dışında kalan diğer tüm sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen, "özel belgede sahtecilik” suçunun, 10/04/2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... dışında kalan diğer tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Söz konusu iş yerinin sanık ..."a ait olduğu dolandırıcılık suçunun sanık ... tarafından diğer sanıklara yönelik olarak yapıldığının anlaşılmış bulunması karşısında sanıkların baştan itibaren katılanı dolandırma kastı ile birlikte hareket ettiklerine dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin suçun sübutuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.11.2002 tarih ve 272-402 E.-K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK"nın 223/son maddesi ile aynı mahiyette hüküm içeren ve 5271 sayılı CMK"nın 193/2. maddesine göre; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasının, dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması halinde verilen beraat kararı ile sınırlı olduğu, buna göre; sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak ve delil takdirine girmek suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanıklar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.