1. Hukuk Dairesi 2019/25 E. , 2021/1473 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen davalarda,
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, mirasbırakanları ... ve ..."in mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak 12 parça taşınmazı davalılara devrettiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, asıl davada olmadığı takdirde tenkise; temlik alan ..., davanın kabulü haline davacı ..."in miras payının adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davada davacı ..."nın davalı ... yönünden açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar bakımından davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın husumetten reddine, davacılar ... ve ..."in davalılar ..., ..., ... ve ..."e karşı açtığı davanın kabulüne, birleştirilen davalarda davacı ... ve ..."in davasının kabulüne, asli müdahilin istemi doğrultusunda ..."in miras payının ... adına tesciline dair verilen karar; Dairece, "birleştirilen davada davacı ... ile ... arasındaki temliknamenin yasal olmadığı, davacı ..."nin davayı takip ettiği ve davadaki sıfatının devam ettiği gözetilerek birleştirilen davada davacı ... adına tapu iptal ve tescil hükmü kurulması gerektiği" gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davada davacı ..."nın davalı ... yönünden açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar bakımından davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın husumetten reddine, davacılar ... ve ..."in davalılar ..., ..., ... ve ..."e karşı açtığı davanın kabulüne, birleştirilen davalarda davacı ... ve ..."in davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davada davalı ... ve davayı temlik alan ... vekilleri tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.03.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asli müdahil ... vekili Avukat...ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden davalı ..., temyiz edilen davacılar ... v.d. vekili Avukat v.d. gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt
olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve mirasçılar adına tescil, olmazsa tenkis; birleştirilen davalar, aynı hukuksal nedene dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmesinde ve ..."ın davacı ... ile yaptığı temliknamenin yasal olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla ..."ın davada yasal açıdan sıfatının bulunmadığı gözetilerek ... yönünden hüküm kurulmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davayı temlik alan ... vekilinin temyiz dilekçesinin ve asıl ve birleştirilen davada davalı ..."ün temyiz itirazlarının reddine. Ancak;
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde hükmün kapsamının hangi hususları içereceği düzenlenmiş olup, aynı maddenin (c) fıkrasında, ""Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerini"" içermesi gerektiği belirtilmiştir.
Aynı Yasanın 298/2. maddesinde ise, ""Gerekçeli karar, tefhim olunan hüküm sonucuna aykırı olamaz."" düzenlemesine yer verilmiş; anılan bu düzenleme uyarınca, duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçe arasında farklılık yaratılamayacağı kuralı kabul edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; mahkeme kararları, gerekçesi ve hüküm fıkrası ile bir bütün olup gerekçe ile hüküm sonucu arasında açık bir çelişkinin bulunmaması asıldır. Gerekçede gösterilen nedenlerle hüküm kısmının birbirine uymamasının çelişki yaratacağı ve kararların farklı ve çelişkili olmasının mahkemelere olan güven ilkesini zedeleyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan; Yargıtay, kanuna açıkça aykırılık hallerinde ve kamu düzenine ilişkin durumlarda tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olmadan temyiz incelemesi yaparak kararı bozabilir (HUMK 439 m.).
Somut olayda, asıl dava ile birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/167 Esas sayılı dosyasında davacı olan ..."in açtığı dava kabul edilmiş olmasına rağmen, hükmün D fıkrasının 7. bendinde dava konusu 103 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davalılar ... ve ... adına kayıtlı bir kısım payların iptali ile ... adına tapuya tesciline karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmiştir.
Ne var ki, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün D fıkrasının 7. bendinde geçen ""..."" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine ""..."" ibaresinin yazılmasına ve re’sen yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmaya gelen temyiz eden asli müdahil vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.