Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4458
Karar No: 2019/2305

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/4458 Esas 2019/2305 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/4458 E.  ,  2019/2305 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi


    TÜRK MİLLETİ ADINA
    KARAR
    A)Davacı İstemi;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesinde şeker pancarı üreticiliği yaptığını, ürettiği şeker pancarlarını Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ ... Şeker Fabrikası"na verdiğini, 1998 ve 1999 yıllarında şeker pancarı üretimi yapıp teslim etmesine ve ürün bedellerinden prim kesintisi yapılmasına rağmen baba adının yanlış yazıldığı için kendisinin bu prim kesintilerinden yararlanamadığını ve hak kaybına uğradığını belirterek, kayıtlarda yanlış yazılan baba adının ... olarak değiştirilmesine, 1998 ve 1999 yıllarında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
    B)Davalı Cevabı;
    Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... İş Mahkemelerine gönderilmesini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının baba adının düzeltilmesini ilişkin talebi müvekkili şirkete başvurmadan dava yoluna gittiğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu beyanla, reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 1998-1999 yıllarında Şeker Fabrikaları AŞ kayıtlarında doğum tarihi belirtilmeyen ... kızı ..."ün gerçekte davacı ... kızı ... olup olmadığı ve davacının 1998-1999 yıllarında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ ... Şeker Fabrikasının 10/10/2016 tarihli yazısında "... kayıtlarında ..."ün 1998-1999 yıllarında doğum tarihinin gözükmediği, baba isminin Mehmet olarak gözüktüğü ..." ifade edildiği, yapılan nüfus kayıt araştırmasında, ... adı ile 1959 ve 1980 doğum tarihli, baba adları ... ve ... olan iki kayda rastlanıldığı, bu kayıtlardan 1959 doğum tarihli ve baba adı ... olanın davacıya ait olduğu, kurum belgeleri arasında bulunan ve ... kızı 1980 doğumlu ... adı ile verilen bir dilekçede 1998 ve 1999 yıllarına ait prim kesintilerinin kendisine ait olmadığı, ...kızı ..."e ait olduğunun ifade edildiği, ancak kurumca bu beyana itibar edilmediği, hatalı olduğu iddia edilen ... kızı ..."ün 1998-1999 yıllarında 18-19 yaşlarında olduğu, mülga 2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde "Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden 22 yaşını doldurmuş erkekler ile 22 yaşını doldurmuş aile reisi doldurmuş aile reisi kadınların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları" hükmünün yer aldığı, anılan düzenleme ile öngörülen 22 yaş ve aile reisi olma koşulunun 4956 sayılı Kanunun 49. maddesiyle kaldırıldığı, olağan koşullarda 1998 yılında 18 yaşında olup ve ayrıca aile reisi olmayan kadınların 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olamayacağı, ne var ki bu koşullara dikkat edilmeksizin haklarında 22 yaştan önce tarım Bağ-Kur prim tevkifatı yapılmış kadınların bulunduğunun da uygulamadan bilindiği, 26/01/2012 tarih ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanunun 13. maddesiyle 5510 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinde "24/07/2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişik mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunun 2. maddesi hükmü 02/08/2003 tarihi öncesi içinde uygulanır" yönündeki düzenlemenin bu uygulamanın sonucu olduğu, belirtilen nedenlerle 1998 yılında sigortalılık koşullarını taşımamasına karşın, hatalı olduğu belirtilen kayıtlarda geçen isimle benzer olan ... kızı 1980 doğumlu ..."ün ifadesine başvurulmuş, adı geçen beyanında "davacı olan ..."ün şeker pancarı üretimi ile uğraştığını, ürettiği pancarları Şeker Pancarı Fabrikasına sattığını, davacının 20 seneden fazladır aralıksız bu işle uğraştığını, babasının adının ... olduğunu, baba adının yanlış yazıldığı hususunda bir bilgisinin olmadığını" ifade ettiği, bu bağlamda prim kesintilerinin Mehmet kızı ... adına olmadığı ve davacıya ait olduğunun sabit olduğu, tarım Bağ-Kur sigortalılığının zorunlu sigortalılık niteliğinde olduğu, ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur"a ödenmesi halinde, kayıt ve tescil için kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle sigortalı olarak kayıt ve tescil konusundaki iradenin ortaya koyulduğunun kabulü ile tarım Bağ-Kur sigortalılığının prim tevkifatını takip eden aybaşından itibaren başlatılmasının zorunlu olduğu, öte yandan kurumun işbu prim ödemesine rağmen sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesinin yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefyetine de aykırılık teşkil ettiği, 19/01/2015 tarihli Bağ-Kur sigortalılık belgesinde davacının 17/01/1998 tarihi ile Ziraat Odasına kayıt olduğu, dosya içerisinde 1998 ve 1999 yıllarında prim tevkifatı yapılmış olduğu, bu bağlamda davacının 1998 yılında Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ"ye yaptığı ürün satışı nedeniyle prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından, 31/12/1999 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabulünün gerektiği" gerekçesiyle
    "1-Davanın KABULÜ ile,
    1998-1999 yıllarında Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ ... Şeker Fabrikasına Grup No: 11215-18 ve 3214-26 ile verilen ... kızı 1959 doğumlu ... adına verilen ürünlerin davacı ... T.C. Kimlik numaralı ... tarafından verildiğinin tespiti ile davacı ..."ün 01/10/1998-31/12/1999 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa bağlamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, " karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu;
    Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, kurumca yapılan işlemlerin yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince yapıldığını, hukuka aykırılık bulunmadığını, davacıya ait bir tevkifat bulunmadığını, birden fazla ...’ün bulunması nedeniyle 1998-1999 yıllarına ait kesintilerin davacıya ait olduğu tespit edilemediğinden davacının talebi doğrultusunda işlem yapılamadığını, davacıya ait bağ-kur sicil dosyası incelendiğinde ... kızı ... adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı gibi, ...’ün Pancar Ekiciler kooperatifine kaydı da bulunmadığını, davacının ... Ziraat Odası Başkanlığı Başkanlığına 17/01/2011 tarihinde kayıt olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının bozulmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın konusunun idari yargı görev alanına girdiğini, davacının 1998-1999 yıllarında pancar yetiştirme taahhüdünde bulunmadığını, dava konusu ettiği işlemi tesis ettiğini iddia eden şirkete başvurarak baba isminin bir takım belgelerde yanlış yazılmış olmasına ilişkin işlemi düzeltmesini veya geri almasını talep etmesi gerektiğini, şirkete karşı açtığı davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
    Bmlge Adliye Mahkemesince, " davada asıl istenenin prim tevkifatı sebebiyle tarım sigortalılığının tespiti olduğuna göre dava, iş mahkemesinin görev alanındadır. Dosyada tevkifat belgeleri bulunmaktadır. Yine bu belgedeki şahsın davacı ... olduğu, nüfus kayıtları, Şeker fabrikalarının baba isminin hataen yazıldığı yönündeki beyanları, 1980 doğumlu ...’ün beyanları ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ancak, dosyada ürün teslimi ve tevkifatın Kuruma aktarılış tarihi bulunmasına rağmen, davalıya ait şeker fabrikasınca yapılan tevkifat tarihi gün, ay, yıl olarak bulunmadığından Dairemizce, öncelikle ... Şeker Fabrikasına müzekkere yazılarak ... tarafından 1998 ve 1999 yıllarında teslim edilen ürün sebebiyle yapılan tevkifat tarihi gün ay ve yıl olarak sorulmuş, buna göre 1998 ve 1999 yıllarında yapılan ürün teslimi sebebiyle 21/06/1999 ve 20/06/2000 tarihlerinde tevkifat kesintisi yapıldığı anlaşılmıştır.Ayrıca, davada istenen prim tevkifatı sebebiyle tarım sigortalılığının tespiti olduğundan davada yasal hasım Sosyal Güvenlik Kurumu"dur. Sosyal Güvenlik hakkının tespiti istemi, Türkiye Şeker Fabrikaları"ndan istenemeyeceğinden bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerekir.O halde mahkeme kararı kaldırılarak, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise, 1998 ve 1999 yıllarında yapılan ürün tesliminin davacı tarafından yapıldığı anlaşıldığından ilk tevkifat tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım bağkur sigortalısı olduğu yönünde yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle
    "1-Davalılar vekillerinin istinaf başvuralarının KABULÜNE,
    ... 4. İş Mahkemesi"nin 2017/136 E., 2017/424 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
    2-Davanın, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
    3-Davanın davalı SGK yönünden KISMEN KABULÜ ile,
    a)Davacı ..."ün (TC No: ...) 01/07/1999-31/12/2000 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa bağlamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun TESPİTİNE, önceki tarihe yönelik istemin REDDİNE, " karar verilmiştir.
    E)Temyiz:
    Davalı Kurum vekili özetle; Kurumca yapılan işlemlerin yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapıldığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı , birden fazla ... bulunması nedeniyle 1998-1999 yıllarına ilişkin kesintilerin davacıya ait olduğu tespit edilemediğinden davacının talebi doğrultusunda işlem yapılamadığı, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş yönünden davanın reddedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
    Davacı vekili özetle; Türkiye şeker Fabrikaları A.Ş ye husumet yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasayaaykırı kararının kaldırılarak davacının 01/10/1998-31/12/1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
    Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
    İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
    Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
    6100 sayılı HMK"nun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26.maddesine göre ise Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
    Somut olayda, davacının talebi 1998 ve 1999 yılı ürünlerine ait prim kesintilerinin kendisine ait olduğunun ve 1998 ve 1999 yıllarında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesince davanın davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir. Davacının teslim ettiği ürün bedellerinden 21/06/1999 ve 20/06/2000 tarihlerinde prim kesintisi yapılmış olup İlk Derece Mahkemesince davacının 01/10/1998-31/12/1999 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin verilen karar hakkında davalılarca istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince , İlk Derece mahkemesinin kararı kaldırılarak talep aşılacak şekilde davacının 01/07/1999-31/12/2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ :Yukarıda yapılan açıklama gereğince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi" nin 08/05/2018 tarih, 2017/2685 E, 2018/790 Karar sayılı kararının 3numaralı fıkrasının a bendindeki "01/07/1999-31/12/2000" tarihlerinin silinerek "01/07/1999-31/12/1999" tarihlerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine,
    26/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi