1. Hukuk Dairesi 2019/64 E. , 2021/1474 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL - BEDEL TENKİS
Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen davada tapu iptali ve tescil, bedel ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar asıl davada davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli ve asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.03.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile yine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ...geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ... gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
..KARAR-
Asıl ve birleştirilen davalar; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil ile bedel, olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakanları ..."nin 11, 120, 122, 156, 20, 22, 244, 58, 792, 794, 81, 796 ve 799 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak davalı ..."a, Sinan"ın da muvazaalı olarak davalı ..."e devrettiğini ileri sürerek dava konusu 11 parça taşınmazın davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, 22 ve 81 parsel sayılı taşınmazlar 3. kişilere devredildiğinden bu taşınmazların bedelinin tahsiline, olmadığı takdirde tenkise; birleştirilen davada, asıl davaya konu 120, 156 ve 244 parsel sayılı taşınmazların satışı ile davalı ..."ye 98 ada 136 parseldeki 14 nolu bağımsız bölümün alındığını ileri sürerek anılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise, bunun da mümkün olmaması halinde bedele karar verilmesini istemişlerdir.
Asıl davada davalılar, mirasbırakanın daha önce davalı ..."e karşı açtığı davanın reddedildiğini, kesin hüküm nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ..."ın dolaylı temsilci olarak hareket ederek taşınmazları davalı ... adına devraldığını, bu nedenle davalı ..."a husumet yöneltilemeyeceğini, iddiaların doğru olmadığını; birleşen davada davalı ..., dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairece; "mirasbırakan tarafından açılan davanın irade fesadına dayalı olduğu, eldeki davanın ise muris muvazaası hukuksal nedenine dayandığı, her iki dosyanın taraflarının ve hukuki sebebinin farklı olduğu, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davada temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile 8 parça taşınmaz yönünden tapu iptal ve tescil isteminin, 2 parça taşınmaz yönünden bedel isteminin kabulüne, davalı ... bakımından ise davanın husumetten reddine, dava konusu 14 nolu bağımsız bölüm mirasbırakan tarafından temlik edilmediğinden birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ..."nin 07.06.2009 tarihinde öldüğü, geride davacı kızları ...ve ... ile birleşen davada davalı kızı ..."nin kaldığı, davalı ..."in ..."nin eşi olduğu, mirasbırakanın 05.11.2001 tarihinde 11, 20, 22, 58, 81, 120, 122, 156, 244, 792, 794, 796 ve 799 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ..."a devrettiği, davalı ..."ın da 13.12.2002 tarihinde anılan taşınmazları davalı ..."e, davalı ..."in de 22, 81, 156, 244 ve 120 parsel sayılı taşınmazları dava dışı 3. kişilere temlik ettiği, birleşen davada çekişme konusu 14 nolu bağımsız bölümün ise... tarafından 14.01.2010 tarihinde davalı ..."ye devredildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde araştırma yapılarak birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların birleştirilen dava yönünden yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA,
Asıl davaya gelince; mahkemece, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı saptanarak 11, 20, 58, 120, 792, 794, 796 ve 799 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil isteminin; 22 ve 81 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise, bedel isteminin kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ..."in bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine.
Davacıların ve davalı ..."in diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, HMK"nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda, asıl davaya konu 156, 244 ve 120 parsel sayılı taşınmazlar yönünden HMK"nın 297/2 maddesine aykırı olarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi ara malik olan davalı ..."ın muvazaalı işlemin tarafı olduğundan hakkındaki dava reddedilmeksizin yargılama giderlerinden son malik ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği dikkate alınmaksızın hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Kabule göre ise, mirasbırakan ..."ye ait veraset ilamında yer alan davacıların payları oranında iptal tescile ve kalan payın davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, infaz aşamasında davalı ... yönünden edinme sebebi değiştirilerek hükmen kayıt oluşturacak şekilde davalı payı bakımından yeniden tescil hükmü kurulması doğru olmadığı gibi, 11, 20, 58, 120, 792, 794, 796 ve 799 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesine rağmen, hükümde davacıların miras payı belirtilmeksizin veya veraset ilamına atıf yapılmaksızın infazda tereddüt oluşturacak şekilde tapuya tescile kararı verilmesi de isabetsizdir.
Davacılar ve davalı ... vekillerinin değinilen yönlerden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden taraf vekilleri için 3.050.00."şer TL. duruşma vekâlet ücretinin karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.