3. Ceza Dairesi 2017/9712 E. , 2017/16756 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) Sanık hakkında bozmadan önce mahkemece verilen 3000 TL adli para cezasına dair hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dairemizce bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanığın 1412 sayılı CMUK"un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle önceki hükümden daha ağır şekilde cezalandırılmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete"de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte buluna 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 4. paragrafına “1412 sayılı CMUK"un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı bulunduğundan cezasının 3000 TL adli para cezasına indirilmesi” ifadesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının 6. paragrafının hükümden çıkarılmasına, numaralandırmanın buna göre düzenlenerek diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 5. paragrafının hükümden çıkarılmasına, numaralandırmanın buna göre düzenlenerek diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.