Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/264
Karar No: 2020/4067
Karar Tarihi: 07.12.2020

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2020/264 Esas 2020/4067 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)23. Hukuk Dairesi         2020/264 E.  ,  2020/4067 K.

    "İçtihat Metni"

    Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında sistem kullanım anlaşması olduğunu, Ocak 2007-Aralık 2009 dönemleri için, müvekkili aleyhine toplam 32 adet fatura ile 314.943,18 TL. ceza tahakkuk ettirdiğini, müvekkilinin Amme Alacaklarının Tahsili Usulü ile tahsil edileceğine dair davalı baskısı nedeni ile toplam 314.943,18.TL tutarındaki fatura bedellerini 21.01.2013 tarihinde ödediğini, ceza faturası kesilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek, 314.943,18 TL"nin 21.01.2013 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili; uyarıda bulunmak zorunda olmadıklarını, cezaların faturası düzenlenmesinin zorunlu olduğunu, ayrıca ihtirazi kayıt koymadan ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; sözleşme sonrası döneme ilişkin olarak kesilen 3 adet fatura bedelinin davalı şirketin ceza kesmeden önce böyle bir uyarıda bulunmadığı, bu nedenle kesilen cezanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, davacı şirketin söz konusu cezayı ödediği, haksız olarak alınan bu bedeli ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte isteyebileceği, sözleşme imzalanmayan döneme ilişkin kesilen faturalar yönünden yapılan incelemede her ne kadar davalının Yöntem Bildirimine göre cezaları kestiği ve bu uygulamanın başka bir olay sebebiyle önüne gelen uyuşmazlıkta Danıştay 13. Dairesinin 2012/2145 esas-2012/4081 karar sayılı ilamı ile "hukuka uygun olmadığının" belirlendiği anlaşılmakta ise de, davacının ödeme tarihi ile ihtirazi kayıtsız olarak ödemeyi yaptığı, taraflar arasındaki bu dönemde, sözleşmesel ilişki bulunmadığından davacının borcu ifa amacıyla yaptığı ödemeleri yönünden, bu borcun mevcut olmadığını, bu borç hakkında hataya düşmüş olduğunu ispat etmek zorunda olduğu davacının hataya düştüğünü ispatlayamadığı, bu nedenle TBK 77 vd. maddeleri çerçevesinde istirdat talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge .../...
    Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince; tarafların tacir olduğu, davacının ödemeleri yasal haklarını kullanacağı itirazı ile yapabileceği, davacının TTK’nın 21/2. maddesinde öngörülen sürede itirazda bulunmadığı gerekçesiyle esas hakkında yeninden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
    Borçlar Kanunu ve diğer yasal düzenlemelerde ihtirazı kayıt ileri sürme hakkının kullanılması belli bir şekle bağlı kılınmamıştır. Hak sahibi açıkça ihtirazı kayıt hakkını ileri sürmese bile, yaptığı eylem ve işlemlerden bu hakkını kullanmak istediği sonucu çıkarılabiliyorsa, bu hakkın kullanıldığının kabul edilmesi gerekir.
    Her zaman bir borcun mevcut olup olmadığı bilinmeyebilir. Bu durumda borçlu şüpheyle de olsa borcu ifa etmişse bunu geri isteyebilir. Bu durumda ihtirazi kayıt koymasına gerek yoktur.
    Somut olayda davalı tarafından taraflar arasında sözleşme bulunmayan dönem için Yöntem Bildirimine göre, sözleşme sonrası ise sözleşme şartlarına uyulmaması nedeniyle geçmişe yönelik ihlaller nedeniyle ceza faturaları düzenlendiği ve davacı tarafından ihtirazi kayıt konularak ödenmesi kararlaştırılmasına rağmen ihtirazi kayıt konulmadan ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
    Bir şirketin yetkili kurumları tarafından ihtirazi kayıt koymak kaydıyla ödeme yapılması konusunda karar alınmasına rağmen ödemenin ihtirazi kayıtla yapılmaması davacının ödemeyi yukarıda belirtilen çekincelerle yaptığının kabulünü kuvvetlendirmektedir.
    Sözleşme öncesi döneme ilişkin ceza faturalarının dayanağı olan Yöntem Bildiriminin Danıştay tarafından iptal edilmesi nedeniyle bu döneme ilişkin ceza faturalarının ödenmesi halinde iadesinin talep edilmesi her halükarda mümkündür. Aksine gerekçeyle bu döneme ilişkin talebin reddi doğru değildir.
    Sözleşme döneminde ihtar şartına uyulmadan düzenlenen ceza faturalarının usulsüz olduğu konusunda gerek ilk derece mahkemesi ve gerekse Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi görüşlerinde uygunluk ve isabet vardır. Sözleşme çerçevesinde düzenlenmiş bir faturanın ödenmesi sonrası bu ödemenin sözleşme şartlarına uymadığı düşüncesiyle iadesi talep edilebilir. Bu talep için ödeme sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ihtiyaç yoktur. Kaldı ki az yukarıda belirtilen gerekçelerle davacının bazı çekincelerle ihtirazi kayıt koymaktan alıkonulduğunun kabulü gerekir. Dava konusu faturaların bir hakedişe konu edilmediği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi 42. maddesinde belirlenen usulle bir ihtirazi kaydın da olayımız da uygulama yeri olmadığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde redde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesince verilen kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Kararının KALDIRILMASINA, HMK"nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi