Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/5
Karar No: 2020/1369
Karar Tarihi: 08.07.2020

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/5 Esas 2020/1369 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılması üzerine açılan menfi tespit davasıdır. Davacılar, senedin düzenleme tarihinin tahrif edilerek geçerli hale getirilmeye çalışıldığını öne sürerek, borçlu olmadıklarının tespiti talebinde bulunmuştur. Davalı ise senedin mal alacağına dayalı düzenlendiğini belirterek, davacıların borcunu ödememesi üzerine senedin takibe konulduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacıların tarafları arasında doğru alacak-borç ilişkisinin olmadığına ve senedin teminat özelliğinin yerine getirilmediğine karar vererek, davacıların borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminat talebinin reddine hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise, senedin tahrifat yapılarak düzenleme tarihinin değiştirildiğini ancak senedin adi borç senedi niteliğinde olduğunu ve davacıların senetteki imzalarını inkar etmediğini belirtmiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz sonucunda, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kanun maddeleri: Türk Ticaret Kanunu Madde 697-702, İcra İflas Kanunu Madde 71-76.
19. Hukuk Dairesi         2019/5 E.  ,  2020/1369 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ... Hukuk Dairesi tarafından verilen davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ..."in ile davalı vekili Av. ...geldiği anlaşılmış olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacılar vekili, davalının davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, dava konusu senedin düzenleme tarihinin 05.07.2011 iken tahrif edilerek 05.06.2011 tarihine dönüştürülerek geçerli bir senet haline getirilmeye çalışıldığını, söz konusu tahrifat nedeniyle icra hukuk mahkemesinde takibin iptali davası açtıklarını, dava sonucunda tahrifat öncesi tarihin vade tarihinden önceye denk geldiği, bu nedenle senedin bono vasfının kalmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiğini ve kararın Yargıtay"dan onanarak kesinleştiğini, bunun üzerine davalının söz konusu senedi ilamsız takibe koyduğunu, ancak senedin teminat senedi olduğunu, bu konuda yazılı protokol bulunduğunu belirterek davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davalının davacılara mal verdiğini, senedin bu nedenle alındığını, davacıların borçlarını ödemeyince senedin takibe konulduğunu, davacıların senetteki imzaya itiraz etmediklerini, davacılar tarafından sunulan protokolun taraflarının senedin taraflarından farklı olduğunu, bu durumun senedin protokol uyarınca verilen bir senet olmadığının açık delili olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu senedin düzenleme tarihinin 05.07.2011 iken davalı tarafından tahrifat ile 05.06.2011 olarak değiştirildiği, davacıların senedin keşidecileri olduğu , davacı tarafça sunulan protokol dikkate alındığında takibe konu senedin bu porotokol gereğince teminat amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacı ile davalı arasında doğrudan doğruya alacak borç ilişkisinin bulunmadığı; senedin teminat özelliğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davacıların takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve %20 tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
    Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu senedin düzenleme tarihinin 05.07.2011 iken davalı tarafından yapılan tahrifatla 05.12.2011 olarak değiştirildiği, dava konusu senedin vadesi 01.07.2011 olup tahrifattan önceki düzenleme tarihi 05.07.2011 olduğundan, bir başka ifadeyle düzenleme tarihi vade tarihinden sonra olduğundan, kıymetli evrak niteliği kalmadığı, söz konusu senedin adi borç senedi niteliğinde olduğu, davacı tarafın senetteki imzasını inkar etmediği, davacı tarafından sunulan protokolün tarafları ile senedin tarafları farklı olduğu, söz konusu senedin teminat senedi olmadığı, protokol hükümleri dava konusu senedin teminat senedi olduğunun ispata yeterli olmadığı, davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 16.11.2016 gün, 2015/734 esas, 2016/906 karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesi"ne gönderilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 08.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi