Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2017/2042
Karar No: 2020/1016
Karar Tarihi: 09.12.2020

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2042 Esas 2020/1016 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2017/2042 E.  ,  2020/1016 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


    1. Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 12. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    I. YARGILAMA SÜRECİ
    Davacı İstemi:
    4. Davacı vekili 23.12.2011 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.08.2004 tarihinden iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 18.11.2011 tarihine kadar önce muhasebe elemanı, 2007 yılından itibaren ise muhasebe şefi olarak davalı işyerinde çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmadığı gibi cevabı ihtarname ile müvekkiline kasa anahtarı ve sodexho fişlerini teslim etmediğinden bahisle suç isnat edildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı yerine kötü niyet tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve son dönem ödenmeyen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabı:
    5. Davalı vekili 05.03.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin performans yetersizliğinden dolayı tüm alacakları ödenmek suretiyle geçerli nedenle feshedildiğini, fazla çalışması olmadığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, iş güvencesi kapsamında olduğundan kötü niyet tazminatı talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesi Kararı:
    6. İstanbul 12. İş Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2011/1266 E., 2015/330 K. sayılı kararı ile; iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir nedenle feshedildiğinin işverence ispat edilemediği, davacının bakiye 13 gün yıllık izin ücreti ve fazla çalışması bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Özel Daire Bozma Kararı:
    7. İstanbul 12. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    8. Yargıtay 9. Hukuk Dairesince 26.05.2016 tarihli ve 2015/23447 E., 2016/12454 K. sayılı kararı ile; (1) numaralı bentte davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; “…2-Somut uyuşmazlıkta; davacı iş akdinin performans yetersizliği nedeniyle feshi üzerine İstanbul 13.İş Mahkemesinin 2011/1091 esas sayılı dosyasında işe iade davası açmış olup, işe iade davasında feshin geçersizliğine karar verilmiştir. Davacı işe iade davasının onama kararını tebliğden itibaren süresinde davalı işverene, işe başlatılma talebinde bulunmuş ancak işveren tarafından eski işinde eski koşullarda işe başlatılmamıştır.
    Bunun üzerine davacı işçi, işe iade davasında kazandığı tazminatları için davalı işveren aleyhine icra takibi yapmış itiraz üzerine takip durunca İstanbul 18. İş Mahkemesi’nin 2013/567Esas 2014/628 Karar sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açmıştır. Bu itirazın iptali davası; Dairemizin 2015-1698 sayılı esasında kayıtlı olup bu dosyanın aynı gün dairemizde yapılan incelemesinde; feshin geçersizliği kararı sonrası başvuran davacının davalı işveren tarafından 21/03/2013 tarihinde işe başlatılmadığı ve davacının talep ettiği işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacağı için yaptığı icra takibine itirazın iptaline dair verilen kararın dairemizce onandığı anlaşılmıştır.
    Bu şekilde davacının temyiz konusu İstanbul 12. İş Mahkemesi ‘nin 2011/1266 Esas 2015/330 Karar sayılı davasında; kıdem ve ihbar tazminatı talep ettiği ancak, İstanbul 18. İş Mahkemesi’nin 2013/567Esas sayılı davası ile geçersiz fesih sonucu davacının işe başlatılma talebi üzerine işverenin davacıyı 21/03/2013 tarihinde işe başlatmadığı tespiti ile ilk olarak gerçekleştirilen feshin geçersizliğine karar verilerek feshin ortadan kalktığı, dolayısıyla dava tarihi itibariyle ortada bir fesih kalmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gözetilmeden, davanın reddi yerine, davanın kabulü hatalıdır….” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Direnme Kararı:
    9. İstanbul 12. İş Mahkemesinin 24.11.2016 tarihli ve 2016/768 E., 2016/896 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten İstanbul 18. İş Mahkemesinde görülen davanın feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade davasında hükmedilen tazminatlara ilişkin olduğu, işe iade kararı sonrası davacının işe başlatılmadığı, işe başlatmama tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği, feshin haklı veya geçerli bir sebebe dayanmadığının kesinleşmiş karar ile sabit olduğu, bu nedenle davacının bu davaya konu alacaklara hak kazandığı belirtilerek direnme kararı verilmiştir.
    Direnme Kararının Temyizi:
    10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    II. UYUŞMAZLIK
    11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davalı işveren aleyhine açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen işe iade davasında feshin geçersizliğiyle, davacının işe iadesine karar verilmesi sonrası, talebine rağmen işe başlatılmayan davacı tarafından işe iade davasında hükmolunan tazminatların istemine ilişkin başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davası ile davacının 21.03.2013 tarihinde işe başlatılmadığı ve talep ettiği işe başlatmama ile boşta geçen süre ücreti alacağına ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptaline dair verilen kararın Yargıtay tarafından onandığı dikkate alındığında ilk olarak gerçekleştirilen 18.11.2011 tarihli feshin itirazın iptali davasında işe başlatılmama tarihinin 21.03.2013 olarak tespiti üzerine ortadan kalkıp kalmadığı, dava tarihi itibariyle ortada bir fesih kalıp kalmadığı ve buradan varılacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

    III. ÖN SORUN
    12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle; mahkemece yapılan yargılama sonrası kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücret alacağı, fazla mesai ücret alacağı ve ödenmeyen ücret alacağı talepleri kabul edilmiş olup davalı tarafın temyizi üzerine Özel Dairece davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacağı gözetilerek davanın reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davanın reddi gerektiği belirtilerek kararın bozulmuş olması karşısında Özel Daire bozma kararının çelişkili değerlendirmeler içerip içermediği, içerdiğinin kabul edilmesi hâlinde maddi hataya dayalı bozma kararının kaldırılarak yöntemine uygun temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususları ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

    IV. GEREKÇE
    13. 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun/İş Kanunu) 21. maddesinde iş sözleşmesinin işverence geçersiz feshedilmesi durumuna ilişkin düzenleme yer almaktadır.
    14. 4857 sayılı Kanunu’nun “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlıklı 21. maddesinde :
    “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.
    Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.
    Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
    (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler.
    İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.
    İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
    (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;
    a) İşe başlatma tarihini,
    b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,
    c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
    Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
    15. Bu düzenlemeye göre yargı organı tarafından feshin geçersizliğine karar verildiğinde işçiyi bir ay içinde işe başlatmayan işveren iş akdini feshetmiş olur. İş akdi bir aylık işe başlatma süresinin dolması tarihinde veya bu süre içinde işverenin işçiyi işe başlatmamaya yönelik irade açıklamasıyla feshedilmiş sayılır. Yani iş akdi, başta fesih bildirimi yapıldığında değil işçinin işe başlatılmaması tarihinde sona erer ( Süzek, S.: İş Hukuku, 16. Baskı, İstanbul, 2018, s. 632).
    16. İşe başlatılmama tarihinde sözleşme işverence feshedilmiş sayılacağından feshe bağlı olan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti bu tarih itibariyle istenebilir hâle gelecektir. Bir diğer deyişle, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade davası açıldığında iş ilişkisi sona ermemiş olduğundan dava konusu yapılamaz. Dava konusu yapıldıkları durumda erken açılmış dava söz konusu olur.
    17. Bu genel açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde; Özel Dairece verilen bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalının sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığına karar verildikten sonra, (2) numaralı bendinde davacının 21.03.2013 tarihinde işe başlatılmadığının tespiti ile ilk gerçekleştirilen feshin ortadan kalktığı, dava tarihi itibariyle ortada bir fesih kalmadığı belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacağı gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması karşısında, feshe bağlı alacak olan yıllık izin ücreti talebinin bozma kapsamı dışında bırakılması ve ayrıca davacının sadece kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmayacağı belirtildikten sonra hüküm altına alınan diğer işçilik alacaklarının sair temyiz itirazlarının reddi ile bozma kapsamı dışında kaldığı hâlde davanın tamamen reddi gerektiği belirtilmiş olup, bu hâli ile bozma kararının kendi içinde çelişkili değerlendirmeler içerdiği ve bu çelişkilerden anlaşılacağı üzere bozma kararının açık bir hataya dayalı olduğu sonucuna varılmıştır.
    18. Bu durumda usulüne uygun olarak verilmiş bir bozma kararı bulunmadığından hüküm ifade etmeyeceği gibi, Özel Daire bozma kararındaki gerekçelere karşı verilen direnme kararı da hüküm ifade etmeyecektir.
    19. Hâl böyle olunca, yerel mahkemenin ilk kararına yönelik temyiz incelemesinin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için Özel Daire bozma ve yerel mahkeme direnme kararlarının kaldırılmasına ve dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

    V. SONUÇ:
    Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Açık hataya dayalı Özel Daire bozma kararı ile bu karara dayalı olarak verilen direnme kararının KALDIRILMASINA, dosyanın temyiz itirazlarının yöntemince incelenebilmesi için 9. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
    Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 09.12.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi