Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/974
Karar No: 2014/4702
Karar Tarihi: 19.06.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/974 Esas 2014/4702 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/974 E.  ,  2014/4702 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 14/11/2013
    NUMARASI : 2013/11-2013/700

    Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Şikayetçi vekili, 27.12.2012 tarihinde ilan olunan sıra cetvelinde müvekkilinin alacağının 4. sıraya kaydedildiğini, oysa müvekkilinin alacağının rüçhanlı ve şarta bağlı alacak olarak kayıt ve kabulünün gerektiğini, zira müvekkili bankanın Kozyatağı .... Şubesi ile müflis şirket arasında akdedilmiş genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi hesapları kapsamında alacaklarının bulunduğunu, 17 adet karşılıksız olmak üzere 27 adet çek yaprağı sebebi ile müvekkilinin çek garanti bedelinden kaynaklanan toplam 21.700,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğunu, borçlu şirket adına kayıtlı bulunan .... plakalı araç üzerinde banka lehine rehin tesis edildiğini, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin 4. sırasına kaydedilen alacaklarının rüçhanlı ve şarta bağlı alacak olarak sıra cetveline alınmasını talep etmiştir.
    Şikayet olunan İflas Müdürlüğü, cevap vermemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; müflis İntellek B.... İletişim San. ve Tic. A.Ş."nin 01.12.2012 günü iflasına karar verildiği, davacının 27 adet çek yaprağı garanti bedelinden kaynaklanan 27.700,00 TL gayri nakdi alacağının teminatını teşkil etmek üzere ....plakalı araç üzerinde müvekkili lehine rehin tesis edilmiş olduğundan alacaklarının rüçhanlı ve şarta bağlı olarak kayıt ve kabulünü istediği, İflas Müdürlüğü"nün 18.12.2012 tarihli kararında alacağın 4. sıraya alınmasına karar verildiği, müflis ile davacı banka arasında muhtelif tarihlerde imzalanmış 7 adet kredi sözleşmesinin bulunduğu, müflise ait araç üzerine bu sözleşmelere ve 21.700,00 TL gayri nakdi alacağa istinaden kurulmuş bir rehne rastlanamadığı, şikayetçi vekilinin rehin sözleşmesini sunamayacağını belirttiği, .... plaka sayılı araç üzerinde Yapı Kredi Bankası .... şubesinin rehninin bulunduğu, kayıt kabul talebine konu edilen alacağın bu şubenin alacağı olup olmadığının belli olmadığı ve rehin kapsamında olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
    Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların tüm delilleri toplanıp, incelendikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, HMK"nın 298/3. (HUMK"nın 388.) maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu HMK"nın 294/3. (HUMK"nın 389.) maddesinde öngörülen biçimde oluşturarak tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK"nın 294/4. (HUMK"nın 381/son ) fıkra hükmüne dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak hazırlanmadan) tutanağa geçirilip, tefhim edilmekle, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
    Yargılama sonunda şikayetin reddine dair verilen kısa karar, şikayetçi vekilinin yüzüne karşı 14.11.2013 tarihinde tefhim edilmiş ise de, gerekçeli karar daha sonra yazılmış ve taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Bu durumda, temyiz süresi taraflar için bu tarihte işlemeye başlamıştır. Zira, gerekçeli karar HMK"nın 294/3. maddesine uygun olarak tüm unsurlarıyla tefhim edilmemiştir. İİK"nın 363. maddesi uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması, hükmün HMK"nın 298/3 ve 294/3 maddesi uyarınca yazılıp, tefhimine bağlıdır. Tefhimden sonra 19.11.2013 tarihinde temyiz harcı yatırarak süre tutum dilekçesi veren şikayetçi vekiline gerekçeli karar 20.12.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihten itibaren temyiz süresi işlemeye başlamıştır.
    Temyiz dilekçesi, HUMK"nın 435/son maddesi uyarınca temyiz edenin kimliği ve imzasıyla, temyiz olunan hükmü yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması halinde diğer şartlar bulunmasa bile reddolunmayıp temyiz incelemesi yapılır. Hukuk Usulünde (Medeni Usul Hukukunda) ""müddeti muhafaza dilekçesi"" diye bir müesese yoktur. Çünkü, bir tarafın sadece ""temyiz süresinin muhafaza edilmesi"" için verdiği bir dilekçe ile karar temyiz edilmiş olmaz. Dilekçede temyiz edenin kimliği ve imzasının, temyiz olunan hükmü yeteri kadar belli edecek kayıtların (m.435,II) ve hükmün temyiz edildiğinin belirtilmesi gerekir ki, dilekçe temyiz dilekçesi olarak nitelendirilebilsin. 2494 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce, temyiz eden, temyiz talebinden (dilekçesinden) itibaren bir hafta içinde vereceği bir temyiz lâyihası (tamamlayıcı dilekçe) ile temyiz sebeplerini bildirebilmekte idi. 2494 sayılı Kanunla bu imkân (temyiz lâyihası) kaldırılmıştır. Bu nedenle, m.436 ve m.439,I"deki ""lâyihasında"" kelimesi konusuz kalmıştır. Aynı nedenle, 23.02.1955 gün ve 24/1 sayılı YİBK (RG 11.04.1955 sayı 8978) da konusuz kalmıştır. Bugün temyiz eden tek bir dilekçe (temyiz dilekçesi) verebilir; ayrıca temyiz lâyihası (tamamlayıcı dilekçe) veremez. Ancak, Yargıtay temyiz dilekçesinde bildirilen temyiz sebepleri ile bağlı olmadığından, temyiz edenin daha sonra vereceği ikinci bir dilekçedeki (lâyihadaki) temyiz sebeplerini de nazara alabilir. Yalnız, Yargıtay"ın sonradan verilen dilekçedeki temyiz sebeplerini nazara almamış olması halinde, bu sebeplerin (itirazların) cevapsız bırakılmış (m. 440,I/1) olduğundan bahisle karar düzeltme yoluna başvurulamaz. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul, Cilt 5, 2001, Sh:4577 vd.)
    Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 19.11.2013 tarihli süre tutum dilekçesinde temyiz sebeplerinin açıklanmamış olmasına, 31.12.2013 tarihli temyiz dilekçesinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük yasal süresinde verilmemiş olmasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi