8. Hukuk Dairesi 2013/2576 E. , 2014/956 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2012
NUMARASI : 2010/269-2012/366
Davacı - birleşen dosya davalıları H.. Y.. ve müşterekleri ile davalı - birleşen dosya davacısı M.. Y.. aralarındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine dair Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 20.09.2012 gün ve 269/366 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı - birleşen dosya davalıları vekili ile davalı - birleşen dosya davacısı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilen 105 ada 1179, 1216, 1219, 1226 ve 1231 parsellerin ½ hisselerine ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri-R.Y. mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeni ile davacılar miras bırakanı arasında 19.01.1982 tarihli bedelleşme senedi uyarınca dava konusu ve dava dışı bir kısım taşınmazlardaki paylarının takas ve zilyetliklerinin devredildiğini, nizalı taşınmazların buna göre vekil edenine bırakılan yerlerden olduğunu, davacılar murisine bırakılan yerlerin de yine belirtilen senet gereği davacılar adına tespit edildiğini, tespitlerin doğru bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş; birleşen Devrek 2.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2011/124 Esas ve 2012/28 Karar sayılı dosyada asıl davanın davacılarından H.. Y.. ve M.. Y..’a yöneltilen davada ise 105 ada 1226 parsele Hidayet, 105 ada 1219 parsele Muzaffer tarafından ekilip, sürülmek suretiyle elatıldığı belirtilerek elatmanın önlenilmesi ile fazla hakları saklı tutulmak kaydıyla 2000 TL ecrimisilin yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazlar ile dava dışı taşınmazların davacılar miras bırakanı ile davalı arasında düzenlenen senetle trampa edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, asıl davanın reddine ilişkin olarak davacılar vekili ile birleşen dava bakımından karar verilmediğinden bahisle davalı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar senetsizden, öncesi itibariyle nizalı ve niza dışı parsellerle bütün halde davacılar miras bırakanı, davalı ve 3.kişiler zilyetliğinde bulunduğu, 1950"li yıllarda yapılan harici ve rızai taksim ve ifrazla pek çok parsel oluştuğu, nizalı parsellerin davacılar miras bırakanı R. Y.’a düştüğü, murisin tutanaklara ekli 19.01.1982 tarihli senetle nizalı parsellerdeki zilyetliğini davalıya devrederek, karşılığında yine senette belirtilen taşınmazları almak suretiyle bedelleşildiği belirtilmek suretiyle 07.04.2000 tarihinde davalı adına tespit edilmiş, kadastro tutanaklarının itirazsız kesinleşmesiyle 28.09.2000 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
Dava, TMK"nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14.maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescile; birleşen dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, asıl dava bakımından mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından niza konusu taşınmazların anne bir baba ayrı kardeş olan davacılar miras bırakanı ile davalının ortak taşınmazları olduğu, kadastro çalışmalarına esas alınan 19.01.1982 tarihli bedelleşme senedinde mevkileri belirtilerek davalıya bırakılan taşınmazların davaya konu edildiği, aynı senetle davacılar miras bırakanına bırakılan taşınmazların ise davacılar adına tespit edildiği, nizalı taşınmazların davalının yurtdışında olması nedeniyle bir süre davacıların tasarrufunda bulunduğu bildirildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan asıl davanın reddine ilişkin hükmün ONANMASINA,
Davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; birleşen elatmanın önlenilmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olarak olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamıştır. Mahkemece birleşen davaya ilişkin delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün birleşen davaya ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, yine 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK"nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,05 TL"nin temyiz eden davacılar - birleşen dosya davalılarından alınmasına ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı - birleşen dosya davacısına iadesine, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.