17. Ceza Dairesi 2016/12373 E. , 2018/12763 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL"ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi gereğince sanık ...’ün temyiz talebinin tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın UYAP"tan alınan güncel adli sicil kaydına göre, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2007/295 Esas numaralı, 17.01.2012 tarihinde infaz edilen, TCK’nın 188/3 maddesindeki suçtan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin ilamın tekerrüre esas olmasına karşın, sanık hakkında TCK"nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından ve Anayasa Mahkemesi"nin hükümden sonra bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ...’ün temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulduğu, ancak iddianamede sanık hakkında TCK"nın 142/1-e. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılmakla, bu durumda sanığa 5271 sayılı CMK"nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınarak uygulama yapılması gerekirken bu maddeye aykırı olarak ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması, netice ceza değişmediğinden ve sanığın UYAP"tan alınan güncel adli sicil kaydına göre, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2007/295 Esas numaralı, 17.01.2012 tarihinde infaz edilen, TCK’nın 188/3 maddesindeki suçtan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin ilamın tekerrüre esas olmasına karşın, sanık hakkında TCK"nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)UYAP kayıtlarına göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.37 olduğu, TCK"nın 6/1-e maddesi uyarınca saat 21.37"den sonraki zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, sanığın suça konu olan eylemi saat 21.15 sularında işlediğinin güven timleri tarafından tespit edildiği olayda; hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerekirken, 5237 sayılı TCK"nın 143. maddesi gereğince artırım yapılarak sanık ... hakkında fazla ceza tayini,
2)T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından “TCK" nın 143. maddesi gereğince ceza tehlike ve zararın arttığı göz önüne alınarak takdiren 1/6 oranında arttırılarak 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” ilişkin kısım çıkartılarak, mahkemenin belirlediği oranlarda TCK’nın 35. ve 62. maddeleri uyarınca indirim uygulanarak, sonuç cezanın 1 yıl 10 ay 15 gün olarak belirlenmesi ve T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; "TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine "TCK"nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi"nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.