21. Hukuk Dairesi 2015/9795 E. , 2015/17355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 11. İş Mahkemesi
TARİHİ : 06/06/2014
NUMARASI : 2011/1096-2014/523
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz sebeplerine göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının meslek hastalığı sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat davaları bakımından; 2.844,24-TL maddi tazminatın 05.03.1997 tarihinden, 95.417,83-TL maddi tazminatın 21.11.2001 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat davası bakımından ise ; 499,00-TL manevi tazminatın 05.03.1997 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, Mahkemece verilen 13.05.2009 tarihli ilk kararın Dairemizin 18.07.2011 gün, 2011/5482 Esas-2011/6365 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, ilgili bozma ilamında maddi tazminat talepleri bakımından yapılacak iş olarak “ davacının 9.11.1993 tarihinde belirlenen %13 oranı yönünden maddi tazminat talebi zamanaşımına uğradığından oranın 5.3.1997 tarihinde %25’e yükselmiş olması nedeniyle 5.3.1997 – 21.11.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden %12 fark oran, 21.11.2001 tarihinden sonrası içinde %7.17 fark oran esas alınmak suretiyle maddi zararını hesaplatmak, SGK Başkanlığından davacıya 5.3.1997-21.11.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden fiilen ödenen gelirlerin %12 oranına isabet eden miktarlarını sormak ve 5.3.1997-21.11.2001 tarihleri arasında hesaplanan maddi zararlardan kaçınılmazlık nedeniyle indirim yapılarak bildirilen miktar tenzil edilerek 5.3.1997-21.11.2001 tarihleri arasındaki dönem zararını bulmak, SGK Başkanlığından 21.11.2001 tarihinden itibaren %20.17 oranına göre bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerinin %7.17 fark orana isabet eden miktarını sorup 21.11.2001 tarihinden itibaren %7.17
-fark orana göre hesaplanan maddi zarardan kaçınılmazlık nedeniyle indirim yapılarak bildirilen miktar düşülerek davacının karşılanmayan tüm maddi zararlarını bulmak ve faizin başlangıç tarihlerini yukarıda açıklandığı şekilde belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermek” açıklamasının yapıldığı, yukarıda esas ve karar numarası verilen bozmaya -Mahkemece uyulduğu, bozma sonrası 31.01.2014 tarihli raporun alınıp bu rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmünü tesis etme zorunluluğu vardır.
Somut olayda ise, hükme esas alınan 31.01.2014 tarihli hesap raporunun Dairemizin 18.07.2011 gün, 2011/5482 Esas -2011/6365 Karar sayılı kararında açıklanan doğrultuda düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; yukarıda belirtilen Bozma ilamında özetle davacının 05.03.1997 – 21.11.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden %12 fark maluliyeti, 21.11.2001 tarihinden sonrası için ise %7.17 fark maluliyeti esas alınarak maddi zararının hesaplatılıp hesaplanan bu miktarlardan Kurum tahsislerinin düşülerek neticeye varılması gerektiği belirtilmiştir. Hükme esas alınan hesap raporunda ise 05.03.1997 – 21.11.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden %25 fark maluliyetin, 21.11.2001 tarihinden sonrası için ise %20.17 fark maluliyetin esas alınarak hesaplama yapılmış, Mahkeme hesaplanan bu tazminatlardan %15 oranındaki kaçınılmazlığın davacı payına düşen kısmının düşülerek neticeye varmıştır. Hal böyle olunca hükme esas alınan 31.01.2014 tarihli hesap raporunun Mahkemece uyulan Dairemizin 18.07.2011 gün, 2011/5482 Esas -2011/6365 Karar sayılı Bozma ilamına uygun nitelikte olmadığı açıktır.
Yapılacak iş; davacının maddi tazminat talepleri bakımından Dairemizin 18.07.2011 gün, 2011/5482 Esas -2011/6365 Karar sayılı Bozma ilamında belirtilen hususların gözetildiği yeni bir hesap raporu alarak ortaya çıkacak duruma göre tüm delilleri ve özellikle işbu kararı davacının temyiz etmeyip davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumunu birlikte değerlendirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.09.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.